menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Epstein'ın adası

127 33
04.02.2026

2025’in en iddialı filmlerinden biri olan ve bizde de gösterilen “Savaş Üstüne Savaş”ta Sean Penn’in oynadığı Albay Steven J. Lockjaw karakteri, illegal bir devrimci örgütü yok etmeyi hayatının hedefi haline getirmiş, ırkçı, faşist, moda tabirle “beyaz üstünlükçü” bir askerdir.

Lockjaw’in bir diğer hedefi ise zengin, beyaz, erkek ve ırkçı elitlerden müteşekkil Noel Maceracıları Kulübü adlı gizli bir yapıya üye olmaktır; böylece sıradan bir asker olmanın ötesine geçip gerçek güce ve gerçek iktidara kavuşabilecektir.

İllüminati’den Tapınak Şövalyeleri’ne, Masonlardan Society of Skull and Bones’a, ezoterik ve gizli örgütler ve onların düzenlediği gizli ritüeller, ayinler, geçmişten bugüne hem komplo teorilerinin hem de ciddi çalışmaların konusu olmuş, “Savaş Üstüne Savaş”ta olduğu gibi sinemada ve edebiyatta da kendisine bolca yer bulmuştur.

Epstein belgelerinin lağım misali ortalığa saçılmasının ardından örneğin Kubrick’in 1999 yapımı “Eyes Wide Shut” (Gözleri Tamamen Kapalı) adlı filminin akla gelmesi ve hararetli tartışmalara yol açması bu nedenle şaşırtıcı değildir.

Daha az bilinmekle birlikte, yakın zamanda Türkiye’de de yayınlanan Javier Cercas’ın “Mavi Sakal’ın Şatosu” adlı politik polisiyesi de benzer bir konuyu, zenginlerin sefahat âlemleri için genç kadınları kaçıran bir çeteyi ve bu çeteyle mücadele etmeye mecbur kalan eski bir polisi anlatır örneğin.

Zenginler, elitler, büyük patronlar sahiden de gizli, ezoterik, masonik örgütlere üye olurlar ya da böyle örgütler kurarlar; gücün, zenginliğin, muktedir olmanın başka türlü bir ifade ediliş ve yaşanış biçimidir bu. Böylece sıradan bir iş insanı, ortalama bir patron olmanın ötesine geçtiklerini, kendileriyle aynı servete ve zenginliğe sahip olan diğerlerinin ulaşamadığı bir şeye, sadece parayla satın alınamayan bir imtiyaza kavuştuklarını düşünürler, bunun hazzını, “artı keyif”ini yaşarlar.

Zenginlik sonsuza doğru giderken, haz ve keyif her zaman aynı hızla hareket etmez; bu tür örgütler ise yasağı ulaşılabilir, tabuyu yıkılabilir kılarak hazzın ve keyfin hızını sahip olunan zenginlikle orantılı bir şekilde artırırlar. Bu artı keyfin artışı, dünyayı yönetmeyi, askeri darbeleri desteklemeyi, siyasi cinayetler işletmeyi, kitle katliamları yaptırmayı, iç savaşlar çıkarmayı içerdiği kadar en sapkın fantezileri gerçek kılmayı, pedofili ya da yamyamlık gibi en tabu sayılan şeylere ulaşmayı ve dolayısıyla akla hayale gelmeyecek kötülükleri de içerebilir.

“Yapıyorum, çünkü yapabiliyorum”, tüm bu olan bitenlerin mottosudur; paranın maddi olmayan şeyleri de, hazzı, sapkınlığı, kötülüğü de satın alınabilir, sahip olunabilir hale........

© soL