Türkiye’nin rejimi nedir?
Türkiye’de rejimin ne olduğu konusunda önemli bir kafa karışıklığı görülüyor ve bu halkımızla temas ettiğimiz noktalarda bir engel olarak karşımıza çıkıyor. Örneğin, Türkiye’nin en azından son 25 yıldaki rejimi faşizm midir?Bu kavram çok yaygın olarak ve basmakalıp şekilde kullanılıyor, işin içinden çıkılmasını iyice zor hale getiriyor. Devrimci bir cumhuriyetçi kimliğin oluşturulmasının önünde bir engele dönüşüyor.
Ancak başlıktaki soruyu açabilmek için birbiriyle ilişkili bir seri kavrama değinmemiz gerekecek:
Bunların ilki “burjuva diktatörlüğü” kavramı.
Burjuvazi iktidara geldiği her ülkede rejiminden bağımsız olarak bir burjuva diktatörlüğü kurar. Özelikle emperyalizmin işbirlikçisi bir feodal sınıftan iktidar alındığında bu diktatörlük devrimci bir özellik kazanır. Ancak doğası gereği zaman içinde burjuva diktatörlüğü emekçi sınıfların eşitlik ve özgürlük mücadelesini hedefler hale gelir. İktidar en demokratik rejimi de örgütlese, yani halkın seçme ve seçilme hakkına sahip olduğu, farklı sınıfların siyasi görüşlerini siyasi partileri ve basın organları aracılığıyla savunabildikleri, ulusal mecliste temsil edilebildikleri bir düzen kurmuş olsa da aslında bu rejim de burjuva diktatörlüğü altında bulunur.
Burjuva diktatörlüğüdür, çünkü burjuvazi seçim sistemi ve parlamento aracılığıyla asla iktidarını işçi sınıfına devretmeyecektir. Böyle bir olasılık çıktığı zaman ultra siyasi yöntemleri; provokasyon, cinayet, baskılar, sivil çeteler, askerin yönetime daveti vb. devreye sokar.
Dolayısı ile ulusal düzeyde bir burjuva diktatörlüğü altında en demokratik rejimden faşizme kadar giden bir süreklikte sınıf mücadelesinden doğan ihtiyaçlara göre rejimler kurulur.
Eğer burjuvazi işçi sınıfının bazı kesimlerinin de dahil olduğu geniş bir orta sınıf kurabildiyse, ideolojik olarak meşruiyetini koruyabiliyorsa, işçi sınıfı örgütlü bile olsa düzende gedik açmakta zorlanıyorsa demokratik olur rejim, başka bir deyiş ile emekçi sınıfların sömürüsü sınıf işbirlikçiliğin yarattığı bir demokrasi ile maskelenir.
Ancak tam tersiyse, orta sınıflar eriyor, halkın hoşnutsuzluğu artıyor, meşruiyet krizleri arka arkaya patlıyor ve emekçi sınıflar siyasi öncüsü ile bu koşullarda iktidarı almak için denemeler yapıyorsa o zaman faşizm rejim olarak tercih edilebilir.
Örneğin,........
