Yeni başlayanlar için ABD, NATO ve şürekası hakkında faydalı bilgiler
Son yıllarda karşıma çok sık çıkan bir deyim “yankı odası”. Belirli ortamlarda yazıp çizip konuşmaya alışınca bütün dünyayı o ortamlardan ibaret sanmak gibi bir şey. Siyaset yapanların çok sık içine düştükleri bir durum. O zaman “yankı odası” terimi yoktu veya ben bilmiyordum ama 1987-89 döneminde bir üniversite öğrencisi olarak ilk kez SHP’de siyasi faaliyet denemelerine giriştiğimde bu olguyla karşılaşmıştım. Siyasetin profesyoneli haline gelmiş kişiler hep ilk seçimde iktidar bekliyorlar, yakın çevreleri de buna samimiyetle inanıyorlardı. Oysa kafanızı öteki “mahalle”lere çevirdiğinizde ve oralarda gözlemlediklerinizi topladığınızda görüntü kökten değişiyordu. Ancak nedense “dışarı”nın sesi “içeri”ye bir türlü ulaşmıyor, seçim olup bitene kadar erken bir galibiyet sarhoşluğu yaşanıyordu. İşin ilginç tarafı, sürekli yinelenen bu durum, herhangi bir öğrenme sonucu da vermiyordu.
Bu yüzden siyaset yaparken halkın çeşitli kesimleriyle konuşmak önemli. Bulunduğunuz çevrede size çoktan anlaşılmış gibi gelen hiçbir şeyin anlaşılmadığını fark etmek ve tekrar tekrar anlatmaktan başka bir çare olmadığını kavramak için. Köşeyi düzenli okuyanların çoğunun elbette aşina oldukları bilgileri barındıran bu yazı da o çare arayışının bir parçası.
'ABD başka, NATO başka'
Türkiye 74 yıldır NATO üyesi. Aslında 1946’da Missouri’nin İstanbul’a gelişiyle hızlanan bir sürecin kurumsal boyuta ulaşması NATO üyeliği. 74 yıl şimdiki anlayışa göre kabaca 3 kuşak demek.
İlk iki kuşağın anlayışına göre NATO ile ABD kesin olarak özdeş. Son kuşakta ise işler biraz değişmiş gibi. Bunu nereden mi çıkartıyorum?
Geçen gün kendisini ABD ve emperyalizm karşıtı olarak tanımlayan bir derneğin yerel bir yöneticisi mealen şöyle söyledi: “ABD başka, NATO başka. NATO faydalı bir örgüttü, bizi Sovyet işgalinden kurtardı. Başta iyiydi ama sonra ABD etkisiyle Türkiye’yi parçalamaya yöneldi.”
Oysa NATO ABD merkezli emperyalizmin ve sermaye düzeninin silahlı örgütü olarak kuruldu. Bu özelliği hiç değişmedi. Sadece dönemlere göre farklı yöntem ve şekiller aldı. Geçen haftaki yazımda bunu ayrıntılandırmıştım.
Burada önemli olan şu: NATO ABD’nin denetiminde olan bir örgüt. Bu kurumsal anlamda da, politik anlamda da sorgulanamaz bir gerçek. Somut örnek isteyenler için NATO anlaşmasının üye devletlere savunma şemsiyesi sağladığı ileri sürülen 5. Maddesinin bugüne dek sadece ABD için uygulandığını anımsatabiliriz. 11 Eylül 2001’de ABD’nin Afganistan’da ilerici bir iktidar kurulmasını engellemek için zamanında besleyip büyüttüğü El Kaide saldırınca 5. Madde işletildi. Suudi vatandaşı kişilerce gerçekleştirilen saldırı üzerine NATO, ittifakın en güçlü orduya sahip merkezî konumdaki üyesini “savunmak” için kalkıp Afganistan’ı işgal etti. ABD’nin bu işgal girişimi için herhalde diğer üyelerin askeri desteğine ihtiyacı yoktu........
