Alın size çoğulluk, alın size sivil toplum
İsmailağa tarikatına bağlı Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel, 6 yaşındaki kızını müridi Kadir İstekli ile “dini nikah” yoluyla evlendirerek “çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçunu işlediği için 19 yıl hapis cezasına çarptırılmışken yetkililerin araya girmesiyle tahliye edildi. Bu cümleyi yazarken cümlenin anlattıklarından bir kez daha dehşete düştüm. Demek ki babalar, çocuklarının erkekler tarafından istismar edilmesini sağladıktan sonra araya yetkili kişilerin girmesiyle serbest bırakılabiliyorlar. Devletin ismi açıklanmayan yetkilileri ile tarikat bir olup 6 yaşındaki bir kız çocuğunun, bedenine ve ruhuna yapılanlar üzerinde tepinebiliyorlar ve bunu da kendilerine hak görüyorlar.
Nitekim, Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen zat, sosyal medya hesabından “büyük müjde” başlığıyla yaptığı paylaşımda “Geçen haftalarda yaptığım iki mühim görüşmenin de inşâellâh bunda olumlu bir tesîri olmuştur diye düşünüyorum” diyerek tahliye için bazı makamlardan destek istediğini ulu orta ilan etti. Tahliyede “emeği geçen yetkili, yetkisiz herkese” ve Yeni Şafak camiasına teşekkür etti. İşte, böyle, “yetkililerin” nitelikli cinsel istismar hükümlüsü için harekete geçtiği ve bunun için teşekkür aldığı bir Türkiye tablosuyla karşı karşıyayız.
O zaman 6 yaşında “evlendirilen”, 7 yaşından itibaren tecavüz edilen, yaşadığının tecavüz olduğunu bile bilmeyen 17 yaşında doğum yapan H.K.G.’ler kime güvenip seslerini çıkaracaklar: Devletin polisine mi, mahkemelerine mi, konuyla ilgili bürokratlarına mı?
Gümüşel’i, 6 yaşındaki kız çocuğunu, tecavüz etsin diye 30 yaşında bir erkeğe veren diğer babalardan ayıran tam olarak nedir? Yanıtını hepimiz biliyoruz: Tarikatı tarafından kollanan bir gerici olması. Bu kimliğin Türkiye’de hukuki ayrıcalık yaratmasını nasıl kabullenebiliyoruz?
Tanık olduğumuz bu utanç verici tabloyu daha da karanlıklaştıran, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan hüküm giymiş bir tarikatçıyı karşılayan cübbeli ve sarıklı tarikat mensubu erkeklerin sevinciydi. Aralarında büyük boy tarikatçılarla aynı şekilde giydirilmiş küçük erkek çocukları da göze çarpıyordu. Ve dehşet verici şekilde onlar bu sevince ortak ediliyordu. Bir çocuk istismarı daha!
Başından beri bu korkunç suçu örtmek için gündeme getirilen iddia, Gümüşel ve tecavüzcü İstekli’nin, tecavüz mağdurunun “iftirası”na uğradığıydı. Kamuoyu önünde dillendirilen buydu. Örneğin Yeni Şafak ve Akit, H.K.G.’nin ifadesi ilk ortaya çıktığı andan itibaren bunun “Müslümanlara saldırmak için uydurulduğu”nu propaganda etmeye başladılar. Gazete büronuz........
