Sovyetler’in sahibi var, kapitalizm aklayıcılarının yatacak yeri yok
Dünya kapitalizminin tam kalbinden yükselen dayanılmaz kokuya, bir de, “aklayıcı” kalabalığı eşlik ediyor. Onların çıkardığı koku da az buz değil doğrusu!
Çok uzun olmayan bir süre önce, yani henüz son paket açılmamışken, Epstein dosyalarının “abartılmasının yanlış olabileceğini” söyleyenlere rast gelmiştim mesela. Bir haber programında konuşan Türk kadın siyaset bilimciye bakılırsa, olay zaten ABD’de de “fazla ciddiye alınmıyordu.” İddialar Demokrat Partili muhalif odakların “köpürtmesi” olabilirdi. Ne de olsa ABD’de yaşıyordu uzmanımız… Neyse ki, hanımefendi sözlerini kapatırken akıl etti de, apar topar, kadın ve çocuk tacizinden kendisinin de iğrendiğini vurguladı: O kadar ki, bu tür pasajları “okumaya bile” dayanamıyordu!
Son paket, bu tür girişimlerin sonunu getirir sanmıştım. Ne de olsa, kapitalistlerin azami kâr ve emperyalistlerin mutlak hegemonya arayışı, çocuklara tecavüz edilen odalarda vücut buluyordu ve bu bayağı çıplak bir gerçekti! Yine de bazı aklama denemeleri yapıldı. Örneğin rezillik ile sömürünün bağını karartmanın yolunu yamyamlık gibi fantastik şiddet öykülerinde arandı… Ama bunun da ters teptiği görülebiliyordu. Vahşet, mekanizmasının kapitalizme özgü özünü örtmek yerine, sistemle daha da özdeşleşiyordu…
Böyle düşünmüştüm. Yanılmışım, beterin beteri varmış!
3 Şubat’ta düzenin misyoner ruhlu gazetecisi Yıldıray Oğur “Çok iyi bir Epstein dünyası analizi” yorumuyla X’te bir değerlendirme aktardı. Ne de olsa kapitalizm aklayıcılığı, Türkiye’ye özgü bir meslek değildi.
“Jeffrey Epstein meselesi pedofiliyle ilgili bir skandal değil; Rusça bir kelime olan ‘blat’ ile ilgili. Blat, Sovyet dönemine ait bir........© soL
