Ara zamda ısrar şart!
Temmuz ayı geçti, ağustos ayı içindeyiz. Asgari ücrete ara zam yapılması konusunda kamuoyunda ve sendikal çevrelerde ciddi bir hareketlenme yok.
Asgari ücrete en son üç yıl önce, yani 2023 yılının temmuz ayında bir ara zam yapılmıştı. 2024 yılında TÜİK’in (Türkiye İstatistik Kurumu) gerçekleri yansıtmayan, “sahte” enflasyon oranı yüzde 45 iken, Ocak 2025’te asgari ücret yüzde 30 oranında artırıldı.
2025 yılı sonunda da TÜİK’in resmi enflasyonu oranı yüzde 30,89 iken, Ocak 2026’da asgari ücrete yüzde 27 oranında zam yapıldı. Son iki yılda asgari ücret, reel anlamda, yani satın alma gücü açısından ciddi kayıplara uğradı.
Bağımsız iktisatçılardan oluşan ENAG’ın (Enflasyon Araştırma Grubu) verilerine göre, 2026 yılı Ocak-Temmuz dönemini kapsayan yedi aylık kümülatif enflasyon oranı yüzde 29,83. Bu durumda asgari ücretin yedi aylık reel kaybı, 6 bin 450 lira oldu, yani 28 bin 75 liralık asgari ücret, satın alma gücü açısından 21 bin 625 liraya düştü.
Öte yandan bu yedi aylık enflasyon oranı TÜİK için yüzde 19,86, İTO (İstanbul Ticaret Odası) verilerine göre de yüzde 21,66 olarak hesaplandı. TÜİK’e göre bile, asgari ücretlinin reel kaybı 4 bin 649 lira.
Asgari ücret, içinde bulunduğumuz koşullarda hem enflasyon oranının, hem de açlık sınırının (36 bin 940 lira) altında bulunuyor. Dolayısıyla yüksek enflasyon koşullarında asgari ücretin yılda bir kez artırılması kabul etmek mümkün değildir.
Asgari ücret Türkiye’de küçük bir kesimin değil ücretle çalışanların neredeyse yarısını ilgilendiren ortalama ücrettir. Başka bir ifadeyle asgari ücret genel ücret haline gelmiştir.
Sendikalar ne yapıyor?
Bu aşamada Türk-İş, Hak-İş ve DİSK gibi konfederal düzeyde işçi sınıfının temsil eden örgütlerden ciddi, sonuç alıcı bir çağrı, eylemlilik gözükmüyor. Kamuoyundan........
