menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

‘Onlar ümidin düşmanıdır, sevgilim’

21 0
04.06.2026

Bu satırları dün, yani 3 Haziran’da yazıyorum. Büyük şairimiz komünist Nâzım Hikmet, bundan 63 yıl önce 3 Haziran 1963’te dünyamızdan ayrılmıştı. Yazımıza, onun günümüze de ışık tutan bir şiiriyle başlayalım:  

Onlar ümidin düşmanıdır, sevgilim,akar suyunmeyve çağında ağacın,serpilip gelişen hayatın düşmanı.

Çünkü ölüm vurdu damgasını alınlarına:çürüyen diş, dökülen et,bir daha geri dönmemek üzre yıkılıp gidecekler.

Ve elbette ki, sevgilim, elbet,dolaşacaktır elini kolunu sallaya sallaya,dolaşacaktır en şanlı elbisesiyle: işçi tulumuylabu güzelim memlekette hürriyet…

Nâzım Hikmet’le ilgili birçok kitap yazıldı, birçok söz söylendi. Türkiye’de daha çok şair kimliği öne çıkarıldı. Nâzım’ın edebiyata katkısı, Türkçeye getirdiği yenilikler, yurtseverliği, barışa ve hasrete dair şiirleri ve aşkları da bolca anlatıldı.

Evet, Nâzım Hikmet tabii ki büyük bir dünya şairidir ancak onun esas kimliğini savunduğu ideolojisi belirler. Nitekim Nâzım bunu şöyle anlatır (Yıldız Sertel: Nazım Hikmet ve Serteller, Everest Yayınları, 2008):

“ben, Türk şairi komünist Nâzım Hikmet ben,tepeden tırnağa iman,tepeden tırnağa kavga, hasret ve ümitten ibaret…”

Ve Nâzım, karısı Piraye’ye hapishaneden yazdığı bir mektupta, şunları dile getirir:

“Ben kalbimde iki sevgiyi beraber taşıyorum. Sana olan aşkım ve davam. Bu ikisini birbirinden ayıramam”.

Sonuç itibariyle Nâzım Hikmet’in komünist kimliğini her zaman öne çıkarmak gerekir. Şimdi onun yaşam yolculuğunu, insani yönlerini de ortaya koyarak bu ölüm yıldönümünde kısaca hatırlamaya çalışalım.

Nâzım Hikmet, 15 Ocak 1902 tarihinde Selanik’te doğar. 1917 yılında Heybeliada’daki Bahriye Mektebi’ne girer ve okulu bitirir. Hamidiye kruvazörüne stajyer güverte subayı olarak atanır. Ancak sağlık nedenleriyle askerlikten “çürüğe” çıkarılır.

1921 yılında Milli Mücadele'ye katılmak için yakın arkadaşı Vâlâ Nureddin ile birlikte İnebolu üzerinden Ankara’ya gideceklerdir. İnebolu’da Almanya’daki Spartakist hareketine katılan sosyalistlerle tanışır, onlardan etkilenir.

Nâzım ve Vâlâ, daha sonra Kastamonu-Çankırı üzerinden Ankara’ya varırlar. Matbaa Müdürlüğü tarafından gençliği Milli Mücadele'ye çağıran şiirler yazması istenir. Takip eden günlerde Nâzım Hikmet Türkçe öğretmeni, Vâlâ Nureddin ise Fransızca öğretmeni olarak Bolu’da görevlendirilir.    

Öğretmenlik görevi onları pek tatmin etmez, sosyalizm heyecanı ile rotayı Sovyetlere doğru çevirirler. 19 yaşındaki Nâzım, Bolşevik Devrimi’ne büyük bir heyecan duyar.

Nâzım Hikmet, Sovyetler Birliği’ne........

© soL