menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Donanmaların gölgesinde finans kapital ve Hürmüz’ün gerçek yüzü

8 0
29.05.2026

Bugünlerde gözümüz kulağımız yine Hürmüz Boğazı’nda. Scott Bessent’ın son açıklaması, İran’a geçiş ücreti ödeyen ya da bu parayı gizleyen her ülkeyi ve şirketi yaptırım listesine alacağını duyurması, ana akım medyada tanıdık bir ezberle yankılandı: Yeni bir petrol savaşı mı kapıda?

Oysa mesele ne petroldür ne de sadece İran. Karşımızda, kapitalist modernitenin küresel finansal hegemonyasını koruma refleksi ve 52 yıllık “petrodolar” saltanatının can çekişme provası var. Trump’ın zamanında açıkça itiraf ettiği “Hürmüz’e ihtiyacımız yok, oradan petrol almıyoruz” sözü jeopolitik bir gerçektir; çünkü ABD dünyanın en büyük üreticisi haline gelmiştir. Peki, petrolüne ihtiyaç duymadığı bir boğazı, dünyanın en maliyetli donanmasıyla açık tutma ısrarı nedendir?

Cevap, kapitalist modernitenin toplumu ve doğayı esir alan o meşhur “jetonunda” gizlidir: Amerikan Doları.

Altından kanlı petrole: Hegemonyanın evrimi

Ulus-devletlerin ve tekelci sermayenin ittifakı, insanlığı her dönem yeni bir bağımlılık ilişkisine mahkûm eder. 1944 Bretton Woods sistemiyle doları altına endeksleyen küresel elitler, 1971’de Nixon’ın tek bir kararıyla bu bağı boşluğa bıraktı. Karşılıksız basılan kâğıt parçasına yeni bir........

© sendika.org