Sinema, işçi sınıfı ve 1 Mayıs’ın görünürlük mücadelesi
Yıl 1895. Lumière Kardeşler, sinemanın ilk filmlerinden birini çeker: Lumière Fabrikasından Çıkan İşçiler (La Sortie de l’usine Lumière à Lyon). 45-50 saniyelik bu kısa filmde fabrikadan dağılan işçileri izleriz. Bu kısa an, yalnızca sinemanın değil, sinema ile emek arasındaki ilişkinin de başlangıcıdır.
Fakat burada dikkat çekici bir ironi vardır. Filmin Fransızca adı doğrudan fabrikaya gönderme yapar. Burada hikâyenin öznesi işçiler değildir, fabrikanın kendisidir. Joseph Entin’in Living Labor kitabında işaret ettiği gibi özne konumunda olması gereken işçi, patronun gözünden betimlenir. José Gatti ise bu durumu ile daha çarpıcı bir bağlam kurar. Ona göre bu bakış açısı, işçinin görünür olduğu kadar nasıl görünmez kılındığını da ortaya koyar. Sinemanın ilk filminden itibaren sınıf temsili patronun gözünden kurulmuştur.
Bu nedenle 1 Mayıs aynı zamanda bir “görünürlük” mücadelesidir. İşçinin sadece emeğini değil, yüzünü dahi seçmenin zorlaştığı bir düzende yaşıyoruz. Bu düzen, işçinin yokluğunu normalleştiren bir temsil rejimi üretir.
Entin, Living Labor’da işçi........
