menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Madde, bilgi ve doğa ile iletişim

19 0
24.02.2026

Doğadaki bütün maddeye bilginin yüklenmesi ve bunun sonucunda insanın doğayla doğrudan iletişim kurabilmesi düşüncesi, ilk bakışta spekülatif bir gelecek tasavvuru gibi görünse de, aslında ontolojik bir soruya dayanır. Madde nedir ve madde bilgi üretme ya da taşıma kapasitesine içkin midir? Eğer madde salt edilgen, dışsal etkilerle biçimlenen, kendi içsel hareket yasasından yoksun bir varlık olarak kavranırsa, doğayla “iletişim” düşüncesi metafor olmaktan öteye geçemez. Ancak madde, kendi iç çelişkileri, dönüşüm yasaları ve örgütlenme biçimleriyle ele alınırsa; yani diyalektik materyalist bir ontoloji içinde düşünülürse, bilgi maddenin dışsal bir eklentisi değil, onun belirli örgütlenme düzeylerinde ortaya çıkan bir niteliği olarak anlaşılabilir. Bu durumda mesele, maddeye dışarıdan bilinç atfetmek değil; maddenin içsel enformasyonel kapasitesinin tarihsel olarak nasıl açığa çıktığını ve insan pratiği aracılığıyla nasıl genişletilebileceğini kavramaktır.

Diyalektik materyalist ontolojide madde ve hareket

Karl Marx ve Friedrich Engels için madde, bilinçten bağımsız, nesnel bir gerçekliktir; ancak bu gerçeklik donuk değil, sürekli hareket ve dönüşüm içindedir. Engels’in doğa diyalektiği yaklaşımı, doğadaki her varlığın içsel çelişkilerle geliştiğini, nicel değişimlerin belirli eşiklerde nitel dönüşümlere yol açtığını ortaya koyar. Bu ontolojiye göre bilinç, maddenin yüksek örgütlenme biçimlerinden biridir; yani bilinç doğaya dışarıdan eklenmiş bir öz değil, maddenin tarihsel evriminin bir ürünüdür. Bu noktada bilgi, bilinçli öznenin soyut bir üretimi değil, maddenin kendi iç düzenlenişinin belirli bir karmaşıklık düzeyinde kendini yansıtma kapasitesi olarak kavranmalıdır. İnsan beyni, maddenin kendisini bilince çıkaran tarihsel bir aşamasıdır. Dolayısıyla bilginin maddeden ayrı düşünülmesi, diyalektik materyalist ontolojiyle bağdaşmaz.

Bu çerçevede “maddeye bilgi yüklemek” düşüncesi tersinden okunmalıdır: Madde zaten belirli bir enformasyonel yapıya sahiptir; insan pratiği bu yapıyı açığa çıkarır, kodlar, dönüştürür ve yeniden örgütler. Burada dışsal bir ruh........

© sendika.org