Allah sonumuzu hayretsin! Şımarık, doymayan tipler yetişiyor!
Değerli dostlar, ülkemizin her ferdinin en yoğun yaşadığı ve bir insanın hemen hemen tüm zamanını gece gibi saran, bütün zamanını işgal altında tutarken, hareketlerini bazen yönlendiren, bazen hapishane koğuşundan hava saatine çıkaran, bazen hapsederken bazen de sınırsız özgürlüğü yaşatan sessizliktir. Aslında sessizlik, başkasına duyuramadığınız ancak kendinizin işitebildiği en güçlü sestir.
Bu seste; acılar, sevinçler, sitemler, hüzünler ve dilin susup kalbin konuştuğu bir çığlık ve isyandır. O dilin kelime hazinesi sınırsızdır. Geceleyin; gecenin karanlığı, ay ve yıldızlar, gündüz; aydınlık ve güneş dünyanın her yerinde herkesçe görülür ve o dili konuşurlar. En güzel savunma ve saldırı o dilde yapılır. Bazen kendinizi en iyi o dille ifade edersiniz.
Fakat sizi asla bir beşer işitemez ve anlayamaz. İşte bu sessizliğin sesidir. Bu seste sırlar vardır, fırtınalar vardır, bazen güneşli anlar olsa da, genellikle pusludur. Gönül sayfalarınız dolsa da taşmaz, taşacak yer yoktur. Bu nedenle de gönül şişer, beyin şişer, kalp acır. Kimse üzülmesin dersiniz, üzülürsünüz. ........
