Şemot´a bakışım
Kulunuza göre, Şemot Tora’mızın en önemli ve en heyecanlı kitabıdır.
Mısır’dan çıkışımız, baştanbaşa tüm halkımızı bütünleşmiş, hür ve tek millet haline gelmesini temin eden olağanüstü bir serüvendir.
Şemot Kitabının hemen başında şöyle bir cümle geçer: “Yaakov’un uyluğundan çıkanların tümünün sayısı, Mısır’da olan Yosef ile birlikte, 70 idi.”…Bene İsrael verimliydiler. Kaynarcasına çoğaldılar ve çok çok güçlendiler. Ve ülke onlarla doldu.”1
Şimdi burada bir parantez açayım. 70 kişi idik. Ama Mısır’dan çıkarken - herhalde dikkat etmişsinizdir - 600.000 kadar “aile” çıktık. En basit hesapla üç milyon kişiydik… 70’ten üç milyona varmak için kabataslak hesapla Mısır’da 400 yıl yaşamış olmamız lazım. Belki de daha uzun zaman… Demek ki, biz asırlarca Mısır’da çok rahat yaşıyorduk. Parantezi kapatıyorum…
Ancak yine kitapta ve hemen yukardaki beyanatı takiben, şu cümleleri okuyoruz: “Mısır’da Yosef’i tanımayan yeni bir kral tahta çıktı ve halkına şunları söyledi: bakın, Bene İsrael halkı bizden kalabalık ve güçlü bir hale geldi… Eğer bir savaş çıkarsa düşmanımıza katılıp bize karşı savaşacak.”
Yine bir parantez… Bütün Tora’da sürekli, bir firavun gidiyor bir firavun geliyor ama hiçbir yerde bir tek firavunun adı geçmiyor. Hâlbuki bu kadar zaman içinde bir tek isim verilseydi tüm olayları tam tarih çerçevesine oturtabilirdik.2
Şimdi sorulacak sual şudur: İsrail halkı hangi düşmanla birleşip de Mısırlıları tehdit edebilir. Firavun kimden korkuyor?
İsrail halkının çok büyük çoğunluğu, Nil deltasının en doğusunda yerleşmişlerdi. Ve sınırın öbür tarafında da yine semitik kabileler yaşamaktaydı. İlişkileri de iyi idi. Ancak büyük bir........
© Şalom
