menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Âhir Zamanda Risale-i Nur Okumanın Önemi

36 0
21.08.2026

İman, akıl, kalp, ruh ve ahlâk açısından 25 maddelik değerlendirme

I. İMANIN MUHAFAZASI VE TAHAKKUKU

1. Âhir zamanda en temel mesele imanını muhafaza etmektir.

Bediüzzaman'ın yaklaşımında zamanın en mühim meselesi, iman esaslarının muhafazası ve kuvvetlendirilmesidir. Risale-i Nur'un temel hizmeti de iman hakikatlerini açıklamak, şüpheleri izale etmek ve insanı tahkikî imana ulaştırmaktır. Bu sebeple Risale-i Nur okumak, öncelikle imanî bir ihtiyaç olarak değerlendirilebilir.

2. Çünkü çağımızın şüpheleri çoğu zaman akıl üzerinden gelmektedir.

Modern insan “Niçin inanmalıyım?”, “Allah'ın varlığının delili nedir?”, “Ölümden sonra hayat nasıl mümkün olacaktır?” gibi sorular sormaktadır. Risale-i Nur, iman esaslarını aklî deliller, temsiller, muhakemeler ve kâinattan hareket eden istidlallerle ele alır. Böylece iman yalnızca miras alınmış bir kabul olmaktan çıkarak bilinçli ve delilli bir kanaate dönüşebilir.

3. Taklidî imanı tahkikî imana yükseltmeyi hedefler.

Risale-i Nur'un en belirgin amaçlarından biri iman hakikatlerini tahkik etmektir. Külliyatta iman bakımından farklı seviyelere dikkat çekilir: Zayıf iman kuvvetlendirilebilir, taklidî iman tahkikî hâle getirilebilir, tahkikî iman ise genişletilebilir ve marifetullahta terakki ettirilebilir.

4. İmanı yalnız zihinde bırakmayıp bütün hayata yayar.

Risale-i Nur açısından iman, insanın dünya görüşünü değiştiren bir hakikattir. Allah'a, âhirete, kadere ve nübüvvete iman; insanın olayları değerlendirme biçimini, ibadetlerini, ahlâkını ve insanlarla ilişkilerini etkiler.

II. AKIL, KALP VE RUHUN BİRLİKTE TERBİYESİ

5. Risale-i Nur yalnız akla değil, kalbe ve ruha da hitap eder.

Külliyatın dikkat çekici özelliklerinden biri, iman hakikatlerinin sadece zihnî deliller olarak sunulmamasıdır. Bediüzzaman, bir hakikat aklı ikna ettiğinde dahi kalbin ve ruhun da kendi hissesini istediğini ifade eder. Dolayısıyla Risale-i Nur okumak, aklî bir araştırmanın yanında kalbî ve ruhî bir terbiye süreci olarak da görülebilir.

6. Kalbin imanla nurlanmasına vesile olan bir tefekkür yolu açar.

Risale-i Nur'da kalp, insanın bütün kâinatla ilişki kuran merkezî bir latifesi olarak ele alınır. Mesnevî-i Nuriye'de kalbin bütün âleme ve Esmâ-i Hüsnâ'nın nurlarına ihtiyaç duyduğu, hakikî itminanın ise Allah'a yönelmekle gerçekleştiği ifade edilir.

7. Ruhun yalnızlık ve sahipsizlik duygusunu imanla tedavi etmeye çalışır.

İnsan kendisini büyük ve kontrol edemediği bir kâinatın içinde yalnız hissettiğinde ruhunda derin bir endişe meydana gelebilir. Risale-i Nur, Allah'ı “Rab”, “Mâlik”, “Hâfız” ve “Rahîm” olarak tanıtarak insanın varlık karşısındaki konumunu değiştirir. Böylece insan kendisini başıboş ve sahipsiz değil, Rabb'inin rububiyeti altında görmeye başlar.

8. Kalp ve ruh için itminan ve sükûnet zemini oluşturur.

Risale-i Nur'un iman anlayışında Allah'a iman, insanın dayanacağı bir nokta-i istinad, âhirete iman ise ruhun istimdat edeceği bir nokta-i istimdad olarak açıklanır. Bu iki iman esası, insanın kalbî ve ruhî huzuruna kaynaklık eder.

9. Kadere iman konusunda ruhu hafifleten bir bakış kazandırır.

Kader bahsinde Risale-i Nur, kaderi insanın özgürlüğünü yok eden bir yük olarak değil, insanın kaldıramayacağı endişelerin bir kısmını Allah'ın ilim ve hikmetine teslim ederek ruhu rahatlatan bir iman perspektifi olarak........

© Risale Haber