menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kavmiyetçilik

4 0
previous day

Hucûrât Suresinin öne çıkardığı en önemli adab-ı muaşeretten birisi de kavmiyetçilik yapmamak, yani ırkıyla ve nesebiyle böbürlenmemektir. Kavmiyetçilik, toplumdaki en fecî ve bulaşıcı sosyal hastalıklardan birisidir. Kavmiyetçilik hastalığı birkaç kişiye bulaşınca o hastalığı toplumun önemli bir kesimine bulaştırma ihtimali yüksektir. Irkı veya nesebiyle övünmek anlamına gelen kavmiyetçilik Kur’an’da birçok ayette şiddetle yasaklanmıştır. Hucûrât Suresi 13. Ayet şöyle:

(يَا أَيُّهَا النَّاسُ إِنَّا خَلَقْنَاكُم مِّن ذَكَرٍ وَأُنثَى وَجَعَلْنَاكُمْ شُعُوبًا وَقَبَائِلَ لِتَعَارَفُوا إِنَّ أَكْرَمَكُمْ عِندَ اللَّهِ أَتْقَاكُمْ إِنَّ اللَّهَ عَلِيمٌ خَبِيرٌ) “Ey insanlar! Biz sizi bir erkekle bir kadından yarattık. Birbirinizi tanıyıp sahip çıkmanız için milletlere, sülâlelere ayırdık. Şunu unutmayın ki Allah’ın nazarında en değerli, en üstün olanınız, takvada (Allah’ı sayıp haramlardan sakınmada) en ileri olandır. Muhakkak ki Allah her şeyi mükemmel olarak bilir, her şeyden hakkıyla haberdardır.”

Dikkat edilirse bu ayetten önceki ayette hitap müminlereydi. Bu ayette ise “Ey İnsanlar” diyerek hitap şekli değişmiştir. Bilindiği gibi (النَّاسُ) lafzı, “unutmak” manasına gelen nisyandan alınmıştır. Bu noktadan hareketle Allah’ın, “Ey [unutkan olan] İnsanlar” şeklindeki hitabında şöyle bir mana vardır: “Acaba kavmiyetçilik yapmak, asıllarını unutmalarından olabilir mi? Evet, insanların soylarıyla, neseb ve kabileleriyle övünmeleri asıllarının bir olduğunu unutmalarından ve bu konudaki gafletlerinden ileri geliyor. Çünkü kardeş olduklarını bilen müminler kavmiyetçilik yapamazlar.”

Biz sizi bir erkekle bir kadından yarattık kısmı, kadın ve erkeğin fıtrat ve nesep itibariyle eşit olduklarını gösterir. Madem insanlar fıtraten eşittirler, o halde birbirilerine karşı kavim ve kabileleriyle övünme hakları yoktur. Çünkü türleri birdir. Aynı türden olanların, “Ben senden daha üstünüm” demeleri akılsızlıktır.

Ayetin sebeb-i nüzulü olarak zikredilen bir rivayete göre Resûlüllah (s) Mekke’nin fethi günü Bilal-ı Habeşî’ye emrederek Kâbe’nin üstünde ezan okumasını söyledi. Bilal ezan okumaya başladı. Bilal’i Kâbe’nin üzerinde gören Mekkeli müşrikler şaşkın şakın bakakaldılar. Attab b. Said, “Babamın ruhunu alıp da bugünü görmesine mani olan Allah’a hamd olsun” dedi. Haris b. Hişam, “Muhammed müezzin olarak bu siyah kargadan başka adam bulamadı mı?” dedi. Süheyl b. Amr, “Eğer Allah bir şeyi murad ederse onu değiştirir” dedi. Ebû Süfyan ise, “Ben bir şey söylemeyeceğim. Korkarım ki göklerin rabbi söylediğimi Muhammed’e haber........

© Risale Haber