İslam nokta-i nazarından sosyolojik şartlara riayet
Merhale veya aşamaları yakmak, atlamak (harku’l marahil) diye bir tabir vardır. Aşamaları atladığınızda indirgeme durumuyla karşı karşıya kalırsınız. Na tamam primitif bir süreç sizi bekler. Bu nedenle "Vakitsiz Öten Horozun Başını Keserler" demişlerdir. Sabır bu merhaleleri sağlıklı aşma yöntemidir. Hazreti Peygamber de (asm) insanların alışkanlıklarını ve sosyolojisini dikkate almıştır. Rivayetlere göre Peygamberimiz (SAV), Hz. Aişe'ye (Allah ondan razı olsun) şöyle buyurmuştur: “Eğer sizin topluluğunuz inkârdan yeni kurtulmuş olmasa veya İslam’a yeni girmemiş olsaydı, Kâbe'yi orijinal suretiyle yeniden inşa ederdim. Yıkıp İbrahim'in temelleri üzerine yeniden inşa ederdim ve ona birisi girmek diğeri de çıkmak için iki kapı açardım.” Demek ki insanların tarih boyunca oluşmuş algılarını da bir çırpıda kırmamak gerekiyor! Ancak Peygamberimiz (SAV), fitne korkusuyla Kâbe'yi yıkmaktan ve Hicr İsmail'i içine almaktan kavminin duygularını incitmemek babından kaçınmıştır. Bu, genel maslahatı göz önünde bulundurma siyasetidir. Bununla Hazreti peygamber kalpleri birleştirmeyi ve İslam’ı güçlendirmeyi hedeflemiştir.
Demek ki Müslümanların birlik ve beraberlikleri Kabe’yi inşa etmekten de önemlidir. Nitekim hadiste "Bir Müslümanın kanını dökmek, Kabe'yi yıkmaktan daha büyük bir günahtır" buyrulmuştur.
Üstten inmeci ve devrimci bir tutum takınmak yerine sosyolojinin tedricilik yasa ve hikmetiyle hareket edilmiştir. Bununla birlikte hicri 63 yılında Şam ordusunun Mekke’yi basmasından, mancınık gülleleriyle Kabe’yi........© Risale Haber
