Veliler Diyarında Bir Kuzey Işığı: Veli Işık Kalyoncu
Bu yazıdaki bilgiler “Ağabeyler Anlatıyor” ve “Son Şahitler” isimli hâtıra kitaplarından yararlanılmıştır.
Sessiz bir hizmet ömrü, sadakatle geçen bir hayat ve iman hizmetine adanmış yılların ardından ebedî âleme irtihal eden bir Nur talebesi.
Risale-i Nur hizmetinin çileli fakat bereketli yıllarına şahitlik eden bir ömür… Sessiz fakat sadakatli bir hizmet insanı.
Bazı insanlar vardır ki hayatları sessiz geçer; fakat o sessizliğin içinde büyük bir sadakat, derin bir hizmet ve sarsılmaz bir iman saklıdır. Onlar gürültüyle değil, samimiyetle yaşarlar. Gösterişle değil, ihlâsla hizmet ederler. Veli Işık Kalyoncu da böyle bir hayatın sahibiydi. O, bir devrin iman mücadelesine şahitlik eden, Risale-i Nur hizmetinin çileli fakat bereketli yıllarında yetişen bir neslin temsilcilerindendi. Gösterişi, alayiş ve nümayişi sevmeyen bir kahraman. Uzun bir ömrün ardından bugün Hakk’ın rahmetine kavuştu. İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn.
1936 yılında Kastamonu’nun Tosya ilçesinde dünyaya gelen Veli Işık Kalyoncu, çocukluk yıllarını iman hizmetlerinin baskılar altında yürütüldüğü bir devrede geçirdi.
O yıllarda Risale-i Nur talebeleri sürgünlerle, mahkemelerle ve hapishanelerle imtihan ediliyordu. Henüz küçük yaşlarda bu hadiselerin gölgesinde büyüdü.
Nur talebelerinin yaşadığı sıkıntılar ve hapishanelere gönderilişleri onun zihninde derin izler bıraktı. Böylece daha çocuk yaşta iman hizmetinin çilesine uzaktan şahit oldu. Ruhu âdetâ nura pervane gibi olmuştu.
Gençlik yıllarında Kastamonu’da tahsil görürken hayatında yeni bir kapı açıldı. Bediüzzaman Said Nursî’nin yakın talebelerinden Mehmed Feyzi Efendi ile tanıştı. Bu tanışma, onun Risale-i Nur’la tanışmasının da başlangıcı oldu. Zaten ruhu da buna müştaktı. Feyzi Efendi’nin derslerinde bulunarak Risaleleri okumaya başladı. Kastamonu’nun hatıralarla dolu Karadağ’ında yapılan sohbetler ve dersler onun gönlünde silinmez izler bıraktı. Tıpkı “Bize Hâlıkımızı anlat” diye gelen diğer gençler gibi. Artık Kuzey ışıklarından bir ışık daha çıkıyordu.
1957 yılında yüksek tahsil için Ankara’ya gitti ve Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde öğrenim görmeye başladı.
Bu yıllar, Risale-i Nur’un teksir nüshalarından matbaa baskılarına doğru ilerlediği önemli bir döneme rastlıyordu.
Veli Işık Kalyoncu da bu hizmetin içinde yer aldı. Basılacak risalelerin tashihinde, sayfaların hazırlanmasında ve matbaaya ulaştırılmasında gayret gösterdi. Bu çalışmalar, Risale-i Nur’un daha geniş kitlelere ulaşmasına vesile........
