menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Allah ilgisiz olur mu hiç?

15 0
previous day

Âşık, ey âşık, ey gözü kalbine takılmış kişi, bil ki, aşk cevapsız kalan suallerden doğar. Cevapsızlığın düşürdüğü boşluklar yeni yeni muhabbetlerin kaynağıdır. Düşmekten korkma o yüzden. Fakat soramamaktan kork. Aramamaktan kork. Soranın-arayanın bir ümidi vardır. "Bulanlar ancak arayanlardır..." denmiş ya. Hüda'nın ona hidayetini bahşetmesi, uğruna cihad edene yollarını göstermesi, ümit edilir. Ama ya ötekinin? O yüzden sualler ediyorum sana. Ve sorular öğreniyorum senden. Soruşturalım aslımızı, ki, aslımız bize garip olmasın. Gafletimiz bize galip gelmesin. O halde sor şimdi sen de benimle birlikte:

Âlemlere müstağni olan Allah âlemleri neden yarattı? Hiçbirşeye muhtaç olmayan es-Samed'e ne bahşedeceklerdi ki? Şüphesiz Onun mahlukata ihtiyacı yoktu. Fakat kemalinin şânı lütfetmeyi iktiza etti. Büyüklük öyle olurdu çünkü. Onun şân u keremine öyle yakışırdı. İşte, biz, Onun bu şânının tezahürüne 'Rahmet' diyoruz, daha hassa 'Rahimiyet' diye tesmiye ediyoruz. Fatiha'da 'Âlemler Rabbi' olduğunu hatırladıktan sonra 'Rahman u Rahîm' adlarını da kendimize hatırlatıyoruz. Bu, bir manada, Allah'ın neden 'Âlemler Rabbi' olduğunun da izahı. Evet. O el-Ganî istiğnasında bir yalnızlığı seçmedi. Mahlukatıyla bir Allah olmayı seçti. 'Hazine' yalnız da varolabilirdi. Fakat, O, ilahlık derecesinde kemalinin tecellisiyle 'bilinmeyi' de hediye etti bizlere.

Ateistler aşağılık varlıklar. Suizan makineleri. Kemlik kutuları... Bunu yüzlerine de söylemekten çekinme. Çünkü Allah'ın 'bilinmek istemesi'ni megolamanlıklarıyla karıştırıyorlar. Narsistliklerini Allah'a taşıyarak, hâşâ, Allah'la bir empati yapıyorlar. Halbuki Allah mahlukatına benzemekten münezzehtir. Onun kibriyası mahlukatının kibrine benzemez. Onun senası kendine dair bir 'sanrı'........

© Risale Haber