İnsandaki Yazılımlar ve Şeriat
İnsanda maddi ve manevi milyonlarca yazılım vardır ve her bir yazılım, kâinatla birebir uyumludur. Bu donanımda karşılığı olmayan hiçbir şey yoktur; çünkü insan, kâinatın hem çekirdeği, hem de meyvesidir. Bünyesinde sınırsız istidat ve kabiliyet barındıran insan, sürekli gelişmeye açık bir varlıktır; yani o, "insan-ı kâmil" olmaya aday bir yaratılış harikasıdır. Bu istidatların her biri inkişaf ettikçe varlık âlemindeki karşılığını bulur ve sisteme anında entegre olur. Bu yazılımlar, adeta birer şifre ve anahtar gibi kâinattaki gizli hazineleri birer birer açar.
Kâinat, tüm varlıklar ve insan bedeni; fıtri kanunlarla, yani "âdetullah" ile idare edilir. Buna "fıtri şeriat" da denir ve insan bu kanunlara göre yaşamak zorundadır. "Ben nefes alıp vermeyeceğim, ciğerlerimi kullanmayacağım" deme lüksümüz yoktur; çünkü her şey Yaradan’ın kurguladığı nizam üzere işler. Bunun aksini denemeye kalkan, anında faturasını ağır öder. Açıkçası insan, bu fıtri kanunların mahkûmudur. Ancak bu, bildiğimiz mahkûmiyetlerden değildir; kâinatta insan için donatılmış sayısız nimetin şükranla kullanılması halinde, alabildiğine özgürlük alanları açan geniş bir saadet sarayıdır. Aslında insan da bu fıtri şeriatın bir ayeti, hatta camiiyeti (kapsayıcılığı) itibariyle birçok ayetin........
