Kureyş Suresi’ni çağa okutan Said Nursi'nin Şam'a uzanan Mekke'ye varan Medeniyet yolu
Kalkınmamış bir hattan, Van ve çevresinde halkın ve ulemanın saha ziyaretiyle; soru ve cevaplar üzerinden teşhis ve tedavi, diğer bir ifadeyle durum ve çözüm alanları üzerine İstanbul Hükûmeti ile kalkınma köprüleri kurmak isteyen Bediüzzaman, bu arada Şam’a uzanır. Güneye, Kâbe’ye gitmek niyetiyle emin beldeye, bilâd-ı Araba doğru yola çıkar.
Kureyşî mirasın Peygamber temsili ve Kureyş Sûresi’nin zihnine ve kalbine nakşettiği mana ve ruh imbiğinden süzülen teşbih, belâgat ve Kur’ânî kavramlarla yolculuğunu zamanın bahtına, Asr-ı Saadet’in ufkuna taşır. Yudumladığı sûreden süzülen nurun Hira’dan akislerini Van–İstanbul–Şam hattına bir medeniyet yolu olarak düşer.
Kur’ân’ın ebediyetini, 1400 yıl sonra zamanın acı/kış, çare/yaz ve ticaretle güvenliğin beldesi olan Kureyş ve Kâbe bağlamında yeniden okur.........
