Vücudu Nasıl Canlandırabiliriz?
Vakıfâne günlerimizdeydik ve Trabzon'dan Rize'ye gidiyorduk. Arabamız da yok. Her ilçeye uğrayarak gidiyoruz. Arsin'de Gürsoy Ticarete uğradık önce. İrtibatın hakkını vermeye çalışıyoruz. Üstad, her şeyde vasatı; irtibat ve ihlasta ise, ifratı tavsiye ediyor.
Gezmeleri ile meşhur abilerden çok dinlemişliğimiz vardır bu irtibat hatıralarını. Biz de bazı mekânlara veya kişilere, periyodik olarak uğramaya; varlık gayemizi hatırlama ve hatırlatmaya, iman hakikatlerini terennüme vesile olmaya çalışırız. Daha doğrusu çalışırdık. Şimdi biraz yavaşladığımızı görüyorum.
Arsin'den Araklı'ya geçtik. Araklı ilçesi, bizim hizmet hayatımızda ayrı bir yere sahiptir. Şahintürk Ticarete uğradık.Kadim dost Muhammed kardeş "Tam da beklediğimiz arkadaş geldi." diyerek, hararetle tartıştığı genci, bize teslim etti.
Allah'a iman noktasında sıkıntılı olan arkadaşımızla, bir saati bulan ders müzakeremiz olmuştu. Tabiat Risalesi o kadar orijinal geldi ki arkadaşa, heyecandan hemen kelime-i şehadet getirdi. İmanda geç kalmak istemiyordu.
Her uğradığımız yerde dersler, sohbetler olunca biraz yorulmuştuk. Ama şevk ve heyecan bizim yorgunluğumuzu unutturuyordu. Araklı'dan Of'a geçtik. Halk Eğitim müdürü rahmetli Hayati Saral'a ve esnaf Naci Atasoy'a uğradık. Sohbet, muhabbet derken akşam üzeri Rize dolmuşuna bindiğimizde, artık çenemiz oynamaz hâle gelmişti.Hâlâ unutamam o hâlimi.
Rize'de dinlenir, birkaç gün kalırız hesabı yapıyorduk. Rize'ye gittik, lise talebe dersi varmış.Tam ortasına düştük dersin. Trabzon'dan, üniversite şehrinden gelmenin ayrı bir havası ve heyecanı olur her zaman. Ders okuyacak mecalimiz de yoktu ama. İtirazlarımız, mazeretlerimiz işe yaramadı ve ders yapmak zorunda kaldık. Sehpanın başına oturup kitabı açtım.Bu heyecanlı, genç cemaate ne okuyayım; bu gençlere nasıl bir şeyler anlatayım, bir falsomuz olmasın gayretindeydik. Fakat birden değiştiğimizi ve yeniden........
