menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Lisedeki Sorumuz

7 0
22.05.2026

Lise ve bazı dengi okullardaki "Farkındalık Sohbetleri ve Seminerleri" devam ediyor. Her program, aslında bize yeni şeyler katıyor, bu sayede yeni tecrübeler kazanıyoruz. Kırk dakikaya kadar süren programı ara vermeden ve dikkati dağıtmadan sürdürebilmek de önemli. Aksi, beraberinde başka sıkıntıları netice veriyor. Hem dikkatleri canlı tutmak hem akılları doyurabilmek, sohbetten sonra seni dinleyenlere "Ben yeni şeyler öğrendim, bu sohbetten sonra, artık değişeceğim." dedirtebilmek çok önemli. Bunun için de önce kendi nefsimizi muhatap almak; bu anlattıklarımın ilk muhatabı kendim diyebilmek, Risale-i Nurların bize verdiği bir ders.

Kendi nefsine dinletemediğin bir dersi, başkasına anlatmaya başta Saff Suresinin "Yapmadığınız şeyleri niçin söylüyorsunuz?" mealindeki 2. âyeti engel. Gerek derslerde, gerek okullarda sohbetten önce bu fakiri sıkıntı basar. İçimden "Bu okuduğum veya anlattıklarımı kendim yaşıyor muyum ya da ne derece yaşayabiliyorum?" diye kendimi sigaya çekmeye, test etmeye çalışırım.Bîhakkın yaşamakta zorlandığım bir şeyi anlatırken ses tonumda değişiklikler olduğunu fark ederim.

Yaşamadan anlatılan şeyleri, teybin anlatmasına benzetirim hep. Anlatmaya gelince, teypten daha iyi Müslüman yoktur herhalde. Ben teyp olmadığıma göre, anlatacağım hakikatlerin memeri (gelip geçilen yeri) değil, mazharı (yaşayarak göstereni) olmalıyım değil mi?

Bize verilen süreyi iyi kullanmak, göze bakıp kalbe hitap edebilmek de önemli. Bununla ilgili hatıralarımız da var. Bir okula gittiğimizde müdür arkadaş "Hocam buraya Diyanetten hoca arkadaşlar geliyor, ne öğrenciye dinletebiliyorlar ne de........

© Risale Haber