menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bediüzzaman 'cehennemin ebedîliğine' inanmaz mıydı?

15 0
05.06.2026

Ebubekir Sifil Hoca'yı Allah için seviyorum. Ve bence ne kadar sevilse sezâdır. Daha fazlasına da layıktır. Şu zaman/vatan evlatlarının 'imanlarını muhafaza noktasında' ona borcu vardır. Zira senelerdir, fisebilillah, ehl-i bid'aya karşı canını dişine takmış, mücadele etmektedir. İlmî bir mesai sarfetmektedir. Subhanallah. Hangisinin fitnesine karşı mukni cevaplar üretmemiştir ki! Tarihselciler, hadis inkârcıları, şiiler, selefiler vs... Allah'ın Türkiye'de çektiği bu mübarek kılıç her sapkının canını yakmıştır. Elhamdülillah. Hem de bin maşaallah. Namazlarımdan sonra ismiyle dua ettiğim birkaç hocadan birisidir. Neredeyse bütün derslerini izledim. (Yeni yüklenenler hariç.) Ve bütün kitaplarını okudum. (Okumadığım bir eseri varsa muhtemelen çıktığından haberim olmamıştır.) Bir nurcu olarak ilminden çok istifade ettim. Çok taşları içimde yerlerine oturttum. Ömrüm oldukça da etmeye niyetliyim. İnşaallah. Hüda, hocamıza, afiyetle yaşacağı bereketli ömürler nasib eylesin. Âmin.

Fakat kılıç keskin olunca bazen dostunun parmağını da hafifçe kesiyor. Az önce izlediğim dersinde de bir parça acı hissettim. (Dersin linki şurada: Ağlamak 2: https://www.youtube.com/watch?v=Ozt19dHB3Cc, kesik dersin en sonunda geliyor.) Efendim, nedenine geleyim, şöyledir: Ebubekir Sifil Hoca, daha önce de derslerinde denk geldiğimi hatırlıyorum, Bediüzzaman Hazretlerinin bir mektubunu bizim anladığımızdan biraz farklı anlıyor gibidir. O mektup hangisidir peki? Lem'alar'da yeralan 'Bir Suale Cevap' başlıklı olanıdır. Evet. Mektubun bağlamı Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi merhum ile reformist düşünür Musâ Bekuf arasındaki tartışmalardır. Tartışma belli ki mü'minlerin gündemini meşgul etmiştir. (Ebubekir Sifil Hoca'yla Mustafa İslamoğlu'nun münazara yaptığını düşünün, gerçi Düzmece Mustafa'da o cesaret yok da, olsaydı ne kadar gündemi işgal ederdi.) O tartışma Bediüzzaman Hazretlerine de belli ki bir mektupla sorulmuştur. O da kısaca cevap veriyor:

"Mustafa Sabri ile Mûsâ Bekûf'un efkârlarını muvazene etmek için vaktim müsait değildir. Yalnız bu kadar derim ki: Birisi ifrat etmiş, diğeri tefrit ediyor. Mustafa Sabri gerçi müdafaatında Mûsâ Bekûf'a nisbeten haklıdır; fakat Muhyiddin gibi ulûm-u İslâmiyenin bir mucizesi bulunan bir zâtı tezyifte haksızdır. Evet, Muhyiddin, kendisi hâdî ve makbuldür. Fakat her kitabında mühdî ve mürşid olamıyor. Hakaikte çok zaman mizansız gittiğinden, kavâid-i Ehl-i Sünnete muhalefet ediyor ve bazı kelâmları zâhirî dalâlet ifade ediyor. Fakat kendisi dalâletten müberrâdır. Bazan kelâm küfür görünür, fakat sahibi kâfir olamaz. Mustafa Sabri bu noktaları nazara almamış, kavâid-i Ehl-i Sünnete taassup cihetiyle bazı noktalarda tefrit etmiş. Mûsâ Bekûf ise, ziyade teceddüde taraftar ve asrîliğe........

© Risale Haber