menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Öz Kardeş, En Birinci, En Yüksek ve En Fedakâr Talebe: Abdülmecid Nursi-13

16 0
25.08.2026

Değerli dostlar! Bu yazımızda Bediüzzaman Said Nursi’nin ifadesiyle “öz kardeşi ve en birinci ve en yüksek ve fedakâr bir talebesi olan Abdülmecid Nursi’nin1 ömrünün son yılları ve vefatını anlatmaya çalışacağız inşaallah.

Abdülmecid Nursi, Konya İmam Hatip Lisesi’ndeki görevine aralıksız olarak ve bir gün rapor dahi almayarak 5 yıl devam eder. Ancak 1963 yılında politik bir kararla görevinden alınır. Dönemin Milli Eğitim Bakanlığı başmüfettişi ve sonradan CHP Antalya Senatörü olan Reşad Oğuz, 27 Mayıs darbesinin komutanlarından Faruk Güventürk’ün tahrikiyle, verdiği haksız ve garazkarane raporlarla başta Abdülmecid Nursi olmak üzere dostları Mehmet Ulucan, Dr. Hulusi Baybal, Ali Uca ve Yaşar Gökçek’i görevinden aldırır.2

Görevden alınmasını Mehmed Fatih Göktay şöyle anlatır: “Abdülmecid Ünlükul Efendinin 1963 yıllarında İmam Hatip Okulundaki vazifesinden alınması, (haşa) kabiliyetsizliğinden değil, doğrudan doğruya politik bir karardır. Reşad Oğuz denen CHP’ li müfettiş, güya yetersiz diye rapor tutmuş. Hâlbuki hakikat tam tersidir. Okulumuzda, hatta bütün Türkiye İmam Hatip Okullarında onun kadar âlim bir zat yoktur. Hakikat bundan ibarettir. Ruhu şad olsun.”3

Abdülmecid Nursi’nin son yıllarını Ali Turgut hoca şöyle anlatır: “Rahmetli Abdülmecid Ünlükul Hocamı İmam Hatip Okulunun ilk sınıflarında tanıdım. Yaz aylarında okulumuzda tertiplediği kurslara katılarak derslerinden çok kısa süreli de olsa istifade etmeye çalıştım.

“İmam-Hatip Lisesi 6’ncı sınıfında okurken kelâm derslerimize gelirdi. Birinci devrenin ilk ayları 1963 senesi idi. Hocamız kendine has üslûbu içinde dersini veriyordu. Birden içeriye bir adam girdi. Hoca Efendi alıştığı şekil ve tavırla dersine devam ediyordu. Sınıfa giren kişiden hiç rahatsız olmamıştı. Bizler müfettiş olduğunu tahmin ettik. Zira duymuştuk. Fakat Abdülmecid Ünlükul hiç umursamadı. Vakar ve ciddiyetini zaten bozmazdı. Kendinden ve dersinden emin bir hoca halet-i ruhiyesi içindeydi. Arka sıraların birine oturan ve bir süre dinleyen zat sonunda Hocamın kürsüsüne yaklaşarak, müsaade istedi ve dersi kesti. Bizlere yönelerek birer kâğıt ve kalem çıkarmamızı söyledi. Sual olarak ‘İmam Hatip Okuluna niçin geldiğimizi ve gayemizin ne olduğunu’ sordu ve yazılı olarak cevaplandırmamızı istedi. Bizler isteklerini yerine getirdik. O günlerden sonra Hocamızın okula ve derslerimize gelmediğine büyük üzüntüyle şahit olduk. Gelen kişinin de Reşad Oğuz adlı bir müfettiş olduğunu öğrendik.

“1963 yılında şahit olduğum bu hadiseden bana kalan ve hafızamda yer eden netice şu oldu: İmanlı insanları, davasına sahip kimseleri, dersine emin hocaları hiçbir takip ve hiçbir takipçi korkutamaz, yıldır­amaz. Takip ve kontrollerde çoğu kimselerde görülen göstermelik ve tasannukârane muamelelere tevessül etmez. Hak bildiği yolda yürür...

“Arzettiğim hâtıramı her zaman naklettiğim ve yaşadığım Hocamın cenaze merasimine de katılmak nasip oldu. Bütün talebeler bu vazifeyi yapmaya her şeyi bırakarak koşmuştuk.”4

Abdülmecid Nursi, ömrünün son yıllarında Bediüzzaman Said Nursi’nin Kürtlüğünün bazı kesimlerce suç gibi gösterilmek istenmesine karşı gerekli cevapları yazmaktan hiçbir şekilde çekinmemiştir. Konu ile ilgili olarak Abdülkadir Badıllı Ağabey şunları yazmaktadır:

“Bediüzzaman’ın küçük kardeşi merhum Molla Abdülmecid Efendi, bazı münafık ve dönme gazetelerin “Kürdlük” meselesini bir silah olarak kullanıp iftira ve yalanlar yaygarasını kopardıkları 1960-1964 tarihlerinde, kendi hâtıra defterine bazı hâtıralarını kaydettikten sonra şunları yazmıştır:

“Tarihçe malûmdur ki, Kürdistan’ı Osmanlı Türk Devleti’ne ilhak etmeye muvaffak olan İdris-i Bitlisî’dir. Türk milletinden çok kimseleri dalâletten kurtaran da Said-i Bitlisî’dir. Said de tarihe geçecektir... Yüz otuz beş parçadan ibaret olan Türkçe Nûr Külliyatı’nı te’lif eden Said-i Nursî bir Kürt’tür. Bediüzzaman, Kürtlüğüyle beraber, otuz milyon Türkü muhalif cereyanlardan kurtarmıştır. Türk milletinden pek çok insanı........

© Risale Haber