menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bediüzzaman’ın Deha-i Nurani Sahibi Yeğeni Manevi Evladı: Abdurrahman Nursi-4

35 0
19.04.2026

Değerli dostlar! Bu yazımızda Abdurrahman Nursi’nin Ankara hayatında Bediüzzaman Said Nursi’den ayrılması ve evlenmesi konusunda ulaşabildiğimiz bilgileri yazmaya çalışacağız inşaallah.

Bediüzzaman Said Nursi 7 Kasım 1922/7 Teşrinisani 1338 tarihinde yeğeni Abdurrahman Nursi ile beraber hükümetin ve dostlarının daveti sonucu Ankara’ya gelir. 9 Kasım 1922 tarihinde TBMM’de kendisine hoşamedi yapılır.1

Bediüzzaman, Ankara’ya gelince dehşetli haller ile karşılaşır. Ahirzaman’ın dehşetli şahıslarını vazife başında görür. Tarihçe-i Hayat kitabında Bediüzzaman ve Abdurrahman’ın Ankara da gördükleri durum şöyle anlatılır: “Üç defa şifre ile davet ediliyor. Eski Van Valisi, dostu meb'us Tahsin Bey vasıtasıyla davet edildiği için, nihayet karar verir ve Ankara'ya gelir. Ankara'da alkışlarla karşılanır. Fakat ümid ettiği muhiti bulamaz. Kendisi Hacı Bayram civarında ikamet eder. Meclis-i Meb'usan'da dine karşı gördüğü lâkaydlık ve garblılaşmak bahanesi altında, Türk Milleti'nin kudsî mefahir-i tarihiyesi olan şeair-i İslâmiyeden bir soğukluk gördüğü için, meb'usların ibadete, bilhassa namaza müdavim olmalarının lüzum ve ehemmiyetine dair bir beyanname neşreder ve meb'uslara dağıtır. Kâzım Karabekir Paşa da M. Kemal'e okur.”2

Üstad, Ankara da karşılaştıkları dehşetli durumu şu ifadelerle anlatır: “1338'de Ankara'ya gittim. İslâm ordusunun Yunan'a galebesinden neş'e alan ehl-i imanın kuvvetli efkârı içinde, gayet müdhiş bir zındıka fikri, içine girmek ve bozmak ve zehirlendirmek için dessasane çalıştığını gördüm. Eyvah dedim, bu ejderha imanın erkânına ilişecek! O vakit, şu âyet-i kerime bedahet derecesinde vücud ve vahdaniyeti ifham ettiği cihetle ondan istimdad edip, o zındıkanın başını dağıtacak derecede Kur'an-ı Hakîm'den alınan kuvvetli bir bürhanı, Arabî risalesinde yazdım. Ankara'da, Yeni Gün Matbaası'nda tab'ettirmiştim. Fakat maatteessüf Arabî bilen az ve ehemmiyetle bakanlar da nadir olmakla beraber, gayet muhtasar ve mücmel bir surette o kuvvetli bürhan tesirini göstermedi. Maatteessüf, o dinsizlik fikri hem inkişaf etti, hem kuvvet buldu.”3

Bediüzzaman Said Nursi, Ankara’da daha sonra “elli beş sene bir gaye-i hayalim ve hayatımın bir neticesi olan Medreseü’z-Zehra” diye ifade ettiği din ve fen ilimlerinin beraber okutulup, Arabi, Türki ve Kürdi lisanlarıyla eğitim verecek Şark Darül Fünunu’nu açmak ister. Resmi prosedür de başarılı olur. Meclis teklifi kabul eder. Ancak M. Kemal ile anlaşamazlar. Bediüzzaman, M. Kemal’i hem yüz yüze hem de mektup yazarak ikaz eder. Tarihçe-i Hayat kitabında konu şu şekilde yer alır: “Âlem-i İslâm'ı alâkadar eden ve bin üç yüz yıllık ümmetin, dehşetli tehlikesinden istiaze ettiği (Allah'a sığındığı) bir zamanın ve fitneyi ateşlendireceklerin kimler olduğunu anlamış bulunuyordu. Bir gün riyaset odasında, M. Kemal Paşa ile iki saat kadar konuştular. İslâm ve Türk düşmanlarının arasında nam kazanmak emeliyle, şeair-i İslâmiyeyi tahrib etmenin, bu millet ve vatan ve Âlem-i İslâm hakkında büyük zarar tevlid edeceğini; eğer bir inkılab yapmak îcab ediyorsa, doğrudan doğruya İslâmiyet'e müteveccihen Kur'an'ın kudsî kanun-u esasîsi noktasından yapmak lâzım geldiği mealinde ihtarlarda bulunur.”4

Mustafa Kemal’e yazdığı mektupta da “Za'f-ı dine sebeb olan Avrupa medeniyet-i sefihanesi yırtılmağa yüz tuttuğu bir zamanda ve medeniyet-i Kur’an’ın zaman-ı zuhuru geldiği bir anda, lâkaydane ve ihmalkârane müsbet bir iş görülmez. Menfîce, tahribkârane iş ise, bu kadar rahnelere maruz kalan İslâm zâten muhtaç değildir. Napolyon’a değil belki Selâhadîn-i Eyyûbî gibi İslâm kahramanlarına iktidâ etmeniz lâzımdır”5 diye ikazda bulunur.

Mustafa Kemal, Üstad’a çeşitli tekliflerde bulunur, ancak Bediüzzaman teklifleri kabul etmez ve Ankara’yı terk eder. Tarihçe-i Hayat’ta M. Kemal’in teklifleri ve Bediüzzaman’ın Ankara’yı terki şöyle anlatılır: “M. Kemal Paşa itiraz ile içindeki niyet ve halet-i ruhiyesini ifade ile Bedîüzzaman'ı kendine çekmek ve nüfuzundan........

© Risale Haber