Camide intihar!
İçinde yaşadığımız çağ, sanal dünyanın bireylerin ve toplumların yaşam biçimlerini derinden etkilediği bir dönemdir. Dijital mecralar yalnızca iletişim alışkanlıklarımızı değil; düşünce yapımızı, tüketim anlayışımızı ve hatta hayatlarımızı yönlendiren güçlü araçlar hâline gelmiştir.
Kapitalizmin acımasız çarkları arasında yaşam mücadelesi veren insanlar, çoğu zaman seküler yaşam anlayışının sunduğu cazibelere kapılarak farkında olmadan tüketim düzeninin bir parçası hâline gelmektedir. Bu süreçte özellikle gençlerimiz, uyuşturucu ve sanal kumar gibi bağımlılıkların pençesine her geçen gün biraz daha sürüklenmektedir. Bunun sonucunda aileler dağılmakta, ocaklar sönmekte ve telafisi güç sosyal yaralar oluşmaktadır.
Bütün bunlar ülkenin en önemli meselelerinden biri olmasına rağmen siyaset kurumunun gündeminde çoğu zaman kısır tartışmaların ve karşılıklı çekişmelerin öne çıkması düşündürücüdür. Oysa bağımlılık, yalnızca bireyin değil; ailenin, toplumun ve devletin ortak sorunudur.
Uyuşturucu ve sanal kumar bağımlılığının yol açtığı dramlar, artık haber bültenlerinin sıradan başlıkları hâline gelmiştir. Bu acı olaylardan biri de geçtiğimiz günlerde........
