23 TEMMUZ ERZURUM DOĞU FUARI -2-
Kol gücünü ölçen renkli bir sıvının yükseldiği alet ile yumruk atılan top, kas gücüne güvenenleri zaman zaman mahcup ederdi.
Cebinde üç beş kuruşu olan züğürt köy delikanlıları, paraları çarkı felekte kaptırır, fuardan evlerine yaya dönerlerdi.
Luna Park’ın diğer bir kenarında piyango düzenlenirdi, o günün şartlarında insanları cezbeden eşyalar görücüye çıkarılır, piyango çekilirdi.
Dönen büyükçe bir silindirin içerisinde akrobasi yapan motosikletliler ise heyecanı doruklara taşırlardı.
Çarpışan otomobiller, dönme dolap, atlıkarınca ilk defa Erzurum’da sergilendiği için, buralarda bilet kuyrukları olurdu.
Zincirlerle asılı sandalyelerin bulunduğu dönen bir alet oldukça tehlikeliydi, uyduruk bir zincirle emniyet kemeri gibi önü kapatılan bu sandalyeler, dönmenin hızı artınca daha da tehlikeli olur, buraya binen cahil gençler asılarak fiyaka yaparlar veya birbirlerinin sandalyelerine tekme atarak eğlenirlerdi.
Belden yukarısı çıplak bir adamın, kılıcı karnına batırıp sırtından çıkarması veya boyu bir metreyi bulan kılıcı boğazından aşağı sokması, Luna Park’ın en iyi numaralarındandı.
Luna Park’a bazı yıllar sirk getirilirdi; ömründe kargadan başka kuş, kedi, köpekten gayri hayvan görmemiş küçükler, filmlerde izledikleri veya duydukları aslan, kaplan, ayı ve yılan gibi efsane hayvanları dehşetle izlerlerdi.
Sirk’in, yaşı geçmiş, dişleri ve tüyleri dökülmüş, devamlı uyuyan, “İbo” isminde bir aslanı vardı.
Sirkin anonsunu yapan kişi “Ormanların kralı İbo bir haykırıyor, gökteki kara kartallar yere iniyor” diye bağırır........
