Çocuklara Hayatı Zehir Etmeyen Doktorlar
Çocuklara Hayatı Zehir Etmeyen Doktorlar
Çocuklara Hayatı Zehir Etmeyen Doktorlar
Hayatı Zehir Olan Çocuklar, binlerce çocuğun hayatının çevresel etkenler üzerinden nasıl değişebileceğini anlatan sarsıcı bir hikâye sunarken, kurşunun yalnızca bir çevre kirleticisi değil aynı zamanda güçlü bir nörotoksin olduğunu hatırlatıyor. Çünkü kurşun çocukları bir anda öldürmüyor, onları yavaş yavaş değiştiriyor. DSÖ verilerine göre, her yıl yaklaşık 1 milyon insan kurşun zehirlenmesi nedeniyle hayatını kaybediyor. Türkiye’de kurşun zehirlenmesine maruz kalan çocuk sayısına dair resmi veri yok. Ancak uzmanlar şu konuda hemfikir: Çocuklara yönelik çevresel risklerin azaltılması ve önlenmesine yönelik güçlü bir mevzuat ve uygulama ihtiyacı var.
Hayatı Zehir Olan Çocuklar (Lead Children), 1970’li yıllarda Polonya’da geçen, sonuçları Çernobil’e benzetilen gerçek olaylardan esinlenen ve binlerce çocuğun hayatının çevresel etkenler üzerinden nasıl değişebileceğini anlatan altı bölümlük sarsıcı bir dizi…
Yazar Michał Jędryka’nın aynı adlı kitabından uyarlanmış bu yapım, yalnızca komünist dönemde geçen bir çocuk sağlığı skandalını değil, devletin görmezden gelmeyi tercih ettiği bir gerçeğin, bir kadının vicdanıyla nasıl görünür hale geldiğini anlatıyor.
Haziran 1974. Dört milyon nüfuslu Silezya, Polonya’nın bağrında bir “pırlanta” gibi parlıyor. “Kara elmas” -kömür- sayesinde sanayi büyüyor, bacalar durmaksızın tütüyor, üretim artıyor, yerel halk geçimini buradan sağlıyor.
Ama bu büyümenin görünmeyen bir bedeli var: Tüm halk zehir soluyor. Havada partiküller uçuşuyor. Çiçekler kuruyor. Belediye havuzunda yüzmek tehlikeli bir hal alıyor. Pencere camları kapkara bir isle kaplanıyor.
Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreteri Leonid Brejnev’in ziyaretine sayılı gün kala şehir adeta “cilalanırken”, bölgeye yeni atanan genç bir doktor, Jolanta Wadowska-Król (Joanna Kulig), bu parlak yüzeyin altındaki dipsiz karanlığı, kayıtsızlığı ve gerçekleri örtbas etme pervasızlığını fark eder.
Ergitme tesisine yakın mahallelerde yaşayan çocuklarda açıklanamayan semptomlar giderek daha görünür hale gelmiştir: Normal değerlerin yarısının bile altına düşen hemoglobin değerleri, doğum sırasında ölümler, kas zayıflığı, ağızlarından kan fışkıran veya yürürken “leylek gibi sallanan” çocuklar, aniden bayılan küçük bedenler…
Bu vakaları araştıran Jolanta, yetkililerin canını sıkar. Çünkü bu kadın doktor, seri halde yaşanan bu bayılmaların sebebinin gizemli hastalıklar değil kurşun zehirlenmesi salgını olduğunu düşünmektedir ve o çocukların canını kurtarmak için hükümete karşı gelir. Bu da kendi canını tehlikeye atması demektir.
Hem hükümet yetkililerinin öfkesini çeker, hem de bölgede geçimini zehir saçan maden tesisinden sağlayan ve ona “cadaloz” lakabı takan yerel halkın…
Ama o susmaz. Susması için ona getirilen daha iyi tekliflere kulak tıkar. Nasıl sussun ki? Kilisenin arka bahçesi çocuk mezarlığına dönüşmüştür. Greta, beş yıl yaşadı. Josef, dört yıl yaşadı. Ve daha nice hüzünlü ama üstü örtülmüş, hakkı aranmamış mezar taşı…
Bölgedeki çocuklardan rastgele aldığı kan numunelerinde normal kurşun seviyesi yüzde 400 aşılmış haldedir.
Diziyi izlerken Metin Eloğlu’nun Uyan şiiri sürekli kulaklarımdaydı.
Aydınlığa çık da çil gözlerin ışısın.
İlkyazlar sıcağı biriksin yüreğine
Mademki güzelsin, güzeli yaşatmak için,
Mademki iyisin, iyiliği yaşatmak için,
Mademki umutlusun, umudu yaşatmak için…”
Bir kadın doktorun bir sanayi bölgesini uyandırması, güzeli, umudu, aydınlığa çıkışı, iyiliği, çocukluğu yaşatmak için çırpınması o kadar etkileyiciydi ki!
Jolanta, uzun bir mücadelenin ardından meslek etiğine ve çocukların yaşam hakkına bağlılığı sayesinde binlerce çocuğun teşhis edilmesini, tedavi edilmesini ve nihayetinde kamu sağlığı politikalarının değişmesini sağlar.
Ioanna Kuçuradi’nin o müthiş tespitini doğrularcasına: “İnsanlık onuru sizin başınıza gelene değil, başkasının başına gelen ‘bir şey’e karşı sizin nasıl tavır aldığınızdır.”
Polonya’daki tesisin yakınlarındaki kurşun seviyesi normalin bin kat üzerindeydi. Tesis 2008’de kapandı, ama çevresindeki kurşun seviyesi halen DSÖ’nün belirlediği seviyenin üzerinde.
Jolanta emekli olana kadar bölgede........
