menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mehter ile Ajda Pekkan Arasında: NATO Zirvesinde Tanzimat Dualitesi

34 0
11.07.2026

Mehter ile Ajda Pekkan Arasında: NATO Zirvesinde Tanzimat Dualitesi

Mehter ile Ajda Pekkan Arasında: NATO Zirvesinde Tanzimat Dualitesi

“Tanzimat’tan bu yana Türk modernleşmesinin ve Batılılaşmasının en belirgin özelliği olan eski ve yeninin bir arada yaşadığı ‘dualite’, Külliye’de liderlerin karşılanmasındaki Osmanlı mirası, Mehteran, Cumhuriyet’in simgesi Muhafız Alayı ve Ajda Pekkan’ın Fransızca şarkılarıyla bir kez daha görünür oldu. Doğu-Batı kültürel ve kimlik tanımlarında aynı Fransızca şarkılar ve aynı Mehteran müziğini görmek, bu dualitenin daha uzun yıllar bizi meşgul edeceğini gösteriyor.”

Mülakat: Cihat Arpacık

Uluslararası ilişkiler uzmanı Dr. Kaan Kutlu Ataç, NATO Zirvesi’ni yalnızca güvenlik politikalarının veya diplomatik pazarlıkların penceresinden okumuyor. O, zirvenin sembollerini, Türkiye’nin Tanzimat’tan bu yana taşıdığı modernleşme tecrübesini, Batı ile kurduğu karmaşık ilişkiyi ve uluslararası sistemde giderek değişen konumunu anlamaya çalışan daha geniş bir hikâyenin parçaları olarak ele alıyor. 

Revolver diplomasisinden Mehter-Ajda Pekkan birlikteliğine, Avrupa’nın güvenlik mimarisinden Türkiye’nin Atlantik’in iki yakası arasında üstlenmeye başladığı yeni role uzanan bu söyleşi, bir zirvenin gündelik haber akışının ötesinde bıraktığı izleri takip ediyor.

“BÜROKRASİNİN, SİLAH HEDİYESİYLE İLGİLİ İYİ ÇALIŞMADIĞI ANLAŞILIYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderlere isimlerine özel revolver hediye etmesini diplomatik açıdan nasıl değerlendiriyorsunuz? Batı basınının bu hediyeye gösterdiği yoğun ilginin sizce nedeni neydi?

İnsan hayatının her aşamasında olduğu gibi diplomasinin özünü de jestler ve mimikler oluşturur. Liderlere hediye olarak revolver verilmesinin sembolizm ve iletişimdeki mesaj açısından ne ifade ettiğini uzmanlar tartışıyor. Ancak benim açımdan ilgi çeken konu Türk bürokrasisinin bu hediye özelinde yürüttüğü çalışmanın yarattığı kaos. Basına yansıyan bilgilere göre Türk tarafı, revolverlerin Türkiye’den çıkışıyla ilgili belgeleri hediye ile birlikte hazırlayarak taraflara iletti. Burada bir sorun görünmüyor. Ancak ilgi çekici olan, hediyenin her bir ülkenin ilgili gümrük mevzuatları ve silah sahipliği ile ilgili yasal düzenlemelerin yeterince çalışılmamış olması. Kimi ülkeler hediyeyi kendi yasal düzenlemeleri gereği Türkiye’de bıraktığı, kimilerinin hediyeyi açmadan, hatta hediye liderler tarafından görülmeden protokol görevlilerince ülkelerine götürüldüğü ve hediyenin ne yapılacağına bilahare karar verileceği gibi hususları biliyoruz. Türk bürokrasisinin her bir ülkenin mevzuatına göre titiz bir çalışma yapmadığı anlaşılıyor. Bunun da Türkiye sınırları dışında ilginç bir tartışmayı da tetiklediği görülüyor. Batı basınının olaya duyduğu ilgi, bireysel silahlanmanın çok ciddi kurallara bağlı olduğu NATO coğrafyasında, kendi iç kamuoylarına liderlerin bireysel silahlanmasının yaratacağı etkinin tek tek ülke bazında ele alınmamasının sonucu.........

© Perspektif