Merkantilizm Ölmedi, Bedelini İnsan Ödüyor: Enerji, Güç ve Yeni Düzen
Ekonomi tarihi bize şunu öğretir: Kavramlar ölmez, sadece biçim değiştirir. Bugün “merkantilizm bitti” diyenler, onun yalnızca klasik formuna bakar. Oysa zihniyet hâlâ yaşıyor—hem de çok daha sofistike, çok daha stratejik ve ne yazık ki çok daha yıkıcı sonuçlarla. 16. yüzyılda devletler altın ve gümüş biriktirerek güç kazanacaklarına inanıyordu. Bugün ise bu anlayış; enerji kaynakları, ticaret yolları ve jeoekonomik etki alanları üzerinden yeniden inşa ediliyor. Araçlar değişti, ancak amaç aynı kaldı: gücü elde tutmak ve genişletmek.
Ancak bu yeni dönemi yalnızca kavramsal bir çerçevede ele almak, sahadaki gerçeği eksik bırakır. Çünkü bugün dünya sadece ekonomik rekabetin değil, aynı zamanda sıcak çatışmaların da içinden geçiyor. İnsanlar hayatını kaybediyor, şehirler yıkılıyor, toplumlar parçalanıyor.
İşte tam da bu noktada şu gerçeği görmek gerekiyor: Ekonomi ile savaş artık birbirinden ayrı iki alan değil, iç içe geçmiş bir güç mekanizmasıdır.
Son dönemde Amerika Birleşik Devletleri’nin İran ve Venezuela gibi ülkelerle yaşadığı gerilimleri yalnızca “siyasi kriz” başlığı altında okumak, eksik bir analiz olur. Bu hamlelerin arka planında çok daha derin bir ekonomik akıl, daha doğrusu bir “küresel güç matematiği” vardır.
Petrol burada sadece bir emtia değil; bir kaldıraçtır.
Enerji arzını kontrol eden bir ülke, sadece ekonomik değil; aynı zamanda jeopolitik üstünlük de elde eder. Çünkü enerji, üretimin de, sanayinin de, askeri kapasitenin de temel girdisidir. Bu nedenle petrol sahaları üzerinde kurulan etki,........
