Deniz artık “Ölü Deniz” mi? Peki ya 9 Temmuz ne demek?
'Korku Cumhuriyeti’ne bir ölü sessizliği çöktü, Ters kelepçeyle Adliye’ye sevkedilen Göktaş’ın kariyeri de söndürülmüş oldu. Sırada Özgür Özel’in “özgürlüğü" var.
Komedyen Deniz Göktaş’ın pasaport kontrolünde —resmi tabirle “yakalanarak” gözaltına alındığı haberini aldığımda Youtube’da bir maç tekrarı izlemekteydim. Derhal “Ölü Deniz” videosuna geçtim, 8.9 milyon izleme göstermekteydi. Bu sabah şu yazıyı yazmaya başladığımda izleme sayısı 9.3 milyon olmuştu.
Bu, konunun bir yanı. Siz bu yazıyı okuduğunuzda, Göktaş Istanbul’da adliyeye sevk edilmiş olacak. Avukatı Metin Aslan’ın açıklamasından anlaşılıyor ki, hakkında bir değil, iki suçlama var.
“Müvekkilim Deniz Göktaş hakkında, 29 Haziran 2026’da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 299. maddesinde düzenlenen “Cumhurbaşkanına hakaret” ve aynı Kanun’un 216/3. maddesinde düzenlenen “halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama” suçlamaları kapsamında soruşturma başlatılmıştır.”
Hmm, gerçekten de büyük suçlar bunlar. Zaten, komedyenin Ölü Deniz şovu gündemde “patlayınca” onu izleyen linç dalgası da bu “suçların” hafiyeliğinin hemen canla başla üstlenildiğini göstermekteydi. Neredeydi bu “devlet”? Ve tabii ki devlet hemen kendisini gösterdi.
Şimdi ne olacak? Suçlar “büyük” olduğuna göre iki ihtimal var: Göktaş hakkında hızla tutuklama kararı verilebilir, ama şayet yaklaşan NATO Zirvesi öncesinde —kalkacağı olmasa da— ne olur ne olmaz toz duman kalkmasın diye ev hapsi veya adli kontrol ve de yurtdışı yasağı ile serbest bırakılır. Ayrıca “suç unsuru” olarak algılanan şovu da Zuckerberg’in Meta işbirliği ile Türkiye’de erişime yasaklanabilir.
Şimdiden şunu da söyleyebiliriz. Memleketin, özellikle de memleketin kültürel ve siyasi kalbi Istanbul’un elitinin rutin sessizliğini de hesaba katarsak, Göktaş’ın komedyen kariyerinin ne yazık ki bittiğini söyleyebiliriz. Gerek yok ama haydi iyimser olalım: Belki de “yeni bir duruma kadar” kariyeri söndürülmüş durumda.
Leman olayı hafızalarda: Dergi bitirildi. Bir de Tuba Ulu olayı var. Hani şu Sultan Süleyman’ın cariyeleri hakkında şaka yapma cüreti........
