menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Güldem Atabay: Erdoğan’ı yeniden seçtirmek için yoğun siyasi mühendislik dönemi ufukta

14 0
10.04.2026

Karar bu pazar günü: Putin ve Trump’ın “dostu” otokrat Orban’la tamam mı devam mı?

Bu pazar, 12 Nisan 2026’da, Macaristan sandığa sadece Viktor Orban’ın kalıp kalmayacağını görmek için gitmiyor. Pazar günü sandıktan sadece bir galip çıkmayacak; Macaristan’ın nasıl bir ülke olacağına dair çok daha büyük bir karar çıkacak. Asıl mesele, 16 yıldır adım adım kurulan otokrasi düzeninin seçim yoluyla gerçekten sarsılıp sarsılamayacağı. Çünkü bu seçim klasik bir hükümet değişikliği ihtimalinin ötesine geçmiş durumda.

AB içinde “illiberal demokrasi” diye sunulan modelin ne kadar dayanıklı olduğu, hatta seçimle geriletilebilir olup olmadığı test edilecek. Son günlerde yayımlanan anketlerde Péter Magyar’ın liderliğindeki Tisza Partisi’nin Orban’ın Fidesz’in önüne geçtiği görülüyor. Reuters’ın aktardığı son anketlerden birinde Tisza, kararsızlar dağıtıldığında açık farkla önde; başka bir projeksiyon ise Tisza’nın parlamentoda anayasal çoğunluğa bile yaklaşabileceğini söylüyor. Yine de kararsız seçmen oranı ve sistemin yapısı sonucu hâlâ belirsiz kılıyor.

Orbán’ın asıl gücü sadece sandık performansından gelmiyor. Yıllar içinde anayasal yapıdan yargıya, medyadan düzenleyici kurumlara kadar uzanan çok katmanlı bir iktidar ağı kurdu.

Macaristan’da mesele artık yalnızca güçlü bir lider değil, devlet ile parti çıkarlarının iç içe geçtiği bir düzen. FT’den Martin Wolf yazısı bu yapıyı doğrudan özgürlükler meselesi olarak okuyor; Reuters ve Bloomberg haberleri de aynı çerçeveyi daha siyasi ve kurumsal bir dille teyit ediyor. Yani seçim, sadece Orban’ın popülaritesini değil, onun kurduğu sistemin meşruiyetini de oyluyor.

Üstelik seçim sonucu yalnızca Budapeşte’yi ilgilendirmiyor. Orban, yıllardır hem Kremlin’le kurduğu yakın ilişki hem de Trump çizgisine verdiği ideolojik destek nedeniyle Avrupa içindeki milliyetçi sağ için sembol isimlerden biri halinde. Reuters ve Bloomberg’e göre olası bir yenilgi, yalnızca bir başbakanın düşmesi anlamına gelmeyecek; Washington, Moskova ve Brüksel hattında da ciddi bir siyasi yankı yaratacak. Vance’ın kampanya haftasında Budapeşte’ye gitmesi ve Trump’ın açık desteği de bunun göstergesi. Bu seçim, bir bakıma, Trumpçı sağ ile Avrupa liberal demokrasileri arasındaki daha büyük mücadelenin bölgesel sahnelerinden biri haline gelmiş durumda.

Peki Orban neden şimdi bu kadar zorlanıyor? Bunun en basit cevabı ekonomi. Yıllarca kültür savaşı söylemi ile zayıf refah artışını birlikte sunabilmişti. Ama son dönemde tablo bozuldu. Reuters ve Bloomberg haberlerinde ekonomik durgunluk, hayat pahalılığı, yüksek açıklar, zayıf yatırım ortamı ve dondurulmuş AB fonları seçmenin iktidara yönelik öfkesinin ana nedenleri arasında sayılıyor. Piyasaların da bunu dikkatle izlediği görülüyor.

Reuters’a göre yatırımcılar açık biçimde “Orban sonrası” senaryoyu fiyatlamaya başlamış durumda; özellikle de bir Tisza zaferinin AB ile ilişkileri onarıp milyarlarca euroluk bloke fonların önünü açabileceği beklentisi nedeniyle. Bu yüzden seçim, aynı zamanda ekonomik yön arayışının da oylaması.

Burada ilginç olan, Orban’ın dış politikada Trump ve Putin’e yakın durması, bir dönem ona “sert lider” imajı kazandırırken şimdi özellikle kentli ve genç seçmenlerde ciddi rahatsızlık yaratıyor. Trump’la açık yakınlığın da artık herkese cazip değil. Çünkü Macar seçmen için mesele ideolojik hayranlıktan çok daha gündelik: ücretler, enflasyon, kamu hizmetleri, gelecek umudu ve ülkenin Avrupa içindeki yönü. Bu nedenle seçim kampanyasının üstünde jeopolitik gölgeler olsa da sandıkta belirleyici olacak şey büyük ölçüde yaşam koşulları.

Muhalefetin elindeki en büyük avantaj, ilk kez dağınık bir tepki yerine toplanmış bir kanal bulunması. Péter Magyar’ın önemi burada. Kendisi sistem dışından gelen klasik bir muhalif değil; Fidesz içinden çıkmış bir figür olduğu için hem rejimin dilini biliyor hem de onun yıprattığı seçmene ulaşabiliyor. Reuters ve Bloomberg analizleri, Magyar’ın özellikle gençler, kentli orta sınıf ve değişim isteyen muhafazakâr seçmen arasında ciddi ivme yakaladığını gösteriyor. Bu da önceki seçimlerden farklı bir durum yaratıyor. Çünkü bu kez mesele sadece “Orban’a karşı olanların” toplanması değil, eski Fidesz alanının da çatlaması. Orban’ın, Magyar’ı sudan herhangi bir sebeple hapse atmış olmaması da Türkiye dersini çalışmadığını gösteriyor tabi.

Yavuz Baydar:  12 Nisan Macaristan Seçimleri Türkiye İçin Neden Son Derece Önemli?

Yavuz Baydar:  12 Nisan Macaristan Seçimleri Türkiye İçin Neden Son Derece Önemli?

/*! This file is auto-generated */!function(d,l){"use strict";l.querySelector&&d.addEventListener&&"undefined"!=typeof URL&&(d.wp=d.wp||{},d.wp.receiveEmbedMessage||(d.wp.receiveEmbedMessage=function(e){var t=e.data;if((t||t.secret||t.message||t.value)&&!/[^a-zA-Z0-9]/.test(t.secret)){for(var s,r,n,a=l.querySelectorAll('iframe[data-secret="'+t.secret+'"]'),o=l.querySelectorAll('blockquote[data-secret="'+t.secret+'"]'),c=new RegExp("^https?:$","i"),i=0;i

© Para Analiz