menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

SİYASET  VE  İNSAN

9 0
14.02.2025

Nasıl ki, çarşıda mevsimlere göre birer meta / mal ve servet gibi şeyler rağbet görüp beğeniliyor. Zaman zaman birer mal revaç bulup kıymet kazanıyor. Bunun gibi âlem sergisinde, sosyal hayatta ve insanın medeniyet çarşısında her asırda birer meta, mal ve servet revaç buluyor. Çarşısında teşhir edilip sergileniyor. Rağbetler ona celp olunuyor. Nazarlar ona tevcih edilip yöneltiliyor. Fikirler ona tutulmuş oluyor.

Bu zamanda ise, siyaset metaı, geçim derdi ve felsefe; insanın ilgi alanına girmiş durumda. Aklı siyasetle haşir neşir olmakta. Üstelik bununla yetinmeyen medenî siyaset; ekserin / çoğunluğun rahatına ekalli / azınlığı feda ediyor. Hatta, zâlim olan azınlık; halkın çoğunluğunu kendine kurban ediyor. Oysa Kur’an’ın adâleti / İlâhî adâlet; tek bir masumun hayatını, kanını heder etmez. Faydasız ve boş görmez. Değil ekseriyet ve çoğunluğa, hatta onu insanların umumu / geneli için bile feda etmez. Çünkü: “Kim bir cana kıymamış veya yeryüzünde fesat çıkarmamış birisini öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibidir.” (Maide: 32)

........

© Önce Vatan