menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sadık Çelik yazdı: Takvimden düşen unutulmaz isimler

140 0
17.09.2026

Işık değişir önce, renk değişir. Güneş hala oradadır ama ağustostaki gibi hoyrat değildir artık. Sarı sıcak yavaş yavaş çekilir; akşam, her gün birkaç dakika daha erken kapıya dayanır. Sabahların serinliğinde belli belirsiz bir vedanın kokusu vardır. Ağaçların yeşili yorulur. Bir yaprak sararır, sonra öteki. Derken dallar, bütün yaz gururla, neşeyle taşıdıkları elbiselerini ağır ağır çıkarmaya başlar.

Yazın insanın içinde küçük bir ölümsüzlük vehmi vardır. Günler uzundur, kapılar açıktır, sokaklar geç saatlere kadar canlıdır. Çocuklar dışarıdadır. Deniz vardır. Yol vardır. Tatil vardır. Sanki hayat hep böyle sürecekmiş gibidir. Sonra Eylül çıkar gelir ve hiçbir şey söylemeden önümüze küçük, sarsıcı bir hakikat bırakır: Her yaz biter. Hiçbir şey olduğu yerde kalmayacaktır.

Gazel olur yapraklar… Yol kenarlarında, parklarda, eski apartmanların avlularında birikirler. Üzerlerine basıldığında çıkan ve çocukken yalnızca eğlenceli gelen o kuru sesi, yaş ilerledikçe başka türlü duyulmaya başlar. Zira bir yaprağın daldan ayrılışı, içimizde çok başka türlü ayrılıkları uyandırır.

Bizim memlekette Eylül gerçekten de gitme ayıdır. Yaprak daldan, çocuk evden ayrılır, insan eksilir. Köyünden okumaya gönderilen çocuğun ayıdır mesela. Bavulunda birkaç gömlek, biraz yiyecek, annesinin bin tembihiyle İstanbul’a gelen gencin… Yatılı okulun, üniversitenin, gurbetin, “kendine dikkat et”lerin ayıdır Eylül. Kimi zaman bir otobüs taşır onu, kimi zaman bir posta treni. Anadolu’da trenin düdüğü de az ayrılık görmemiştir zaten. “Kara tren de yol alıyor cürekten, oturdum da bir of çektim yürekten…” der türküler, boşuna değil. Bir başka türküde bu kez uğurlayanın sesi duyulur: “Ben de çıktım Başören’in gediğine, yâri yolladım, yâri yolladım…” Çünkü bizim türkülerimizde yollar kadar geride kalanlar da vardır; gidenin ardından bakıp küçülen yolu, kaybolan treni, gözden silinen sevdiğini seyredenler…

Eylül, bir hatırlama biçimidir. Bitenleri hatırlarız, gidenleri, dönmeyecek olanları. Evet, yalnız yapraklar düşmez bu ayda, insanlar da gider. Hem de ne insanlar…

Bazı insanlar gittikten sonra da konuşmaya devam eder. Bir filmde, bir türküde, bir kitapta… Bir şarkıyla, bir rolle,........

© OdaTV