menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Zeytin Ağacı: Bir diziden fazlası

87 0
28.06.2026

Bir diziye veda etmek sadece bir yapıma değil, kendimizin de bir dönemine veda etmek gibi...

Üç sezondur aynı kıyıda buluştuğumuz, aynı ağaçların gölgesinde nefes aldığımız, aynı yaraların kabuk bağlayışına tanıklık ettiğimiz Zeytin Ağacı artık son sözünü söylüyor. İlk ve ikinci sezonlarını yorumladığım yazılarımda bile kendi dönüşümüme tanık olurken aynı 3. sezonun kendisi gibi bu yazım da sözünü en net, en keskin yerden söyleyen olacak. Çünkü bu sezonda izleyicinin kalbine düşen bir ateş var, sonrasında da unutulmaz bir iz... Üstelik baştan beri merkezine aldığı “spiritüel” (gibi görünen) perspektifi çok daha genişleterek, herkesin hayatına dokunan bir final yapıyor. Ki gözyaşlarına engel olabilmek gerçekten çok zor!

Senaryosunu Nuran Evren Şit'in üstlendiği, yönetmenliğini de Erdem Tepegöz’ün yaptığı, dizide Tuba Büyüküstün, Seda Bakan, Boncuk Yılmaz, Rıza Kocaoğlu, Füsun Demirel gibi oyunculara bu sezon Özgür karakteri ile Şükrü Özyıldız, Ada’nın kız kardeşi Deniz rolünde İlayda Akdoğan, Eleni’nin yeni şefi Yorgo ile de Berk Cankat ekleniyor.

Üçüncü sezon, İspanya'da yürüttüğü bilimsel araştırmaların ardından Ayvalık'a dönen Ada'nın, uçakta tanıştığı Özgür'le yollarının kesişmesiyle açılıyor. Ancak bu kez Ada'nın yolculuğu yalnızca aşka değil, hayata bakışına da uzanıyor. En büyük hayali, hastalarına yalnızca reçete yazan değil; onların bedenleri kadar ruhlarını da iyileştirmeye odaklı bir hekim olarak bütüncül bir klinik kurmak... Bilimle sezgiyi aynı çatı altında buluşturma arzusu, aslında üç sezondur adım adım tanık olduğumuz dönüşümünün de somut bir karşılığı niteliğinde... Özgür, öte yandan Ada'nın hayatına yalnızca bir yol arkadaşı olarak girmiyor; onu yıllardır eksik kalan hikayesine götüren; hatta tesadüf gibi görünen ama tevafuka dönüşmüş bir karmanın sanki bedenleşmiş hali. Bir........

© OdaTV