Devlet Aklı mı, Tek Adam Rejimi mi?
Eski CHP Milletvekili Hüseyin Aygün, BirGün Gazetesi’nde yayımlanan “Devlet Aklı” başlıklı yazısında, Türkiye’de son yıllarda sıkça başvurulan “devlet aklı” ve “derin devlet” tartışmalarını tarihsel bir perspektifle ele alırken, günümüz siyasal sisteminde Erdoğan’dan bağımsız hareket eden ayrı bir devlet iradesinin bulunmadığını savundu. Aygün’e göre, CHP’de yaşanan son krizden Ekrem İmamoğlu soruşturmalarına kadar uzanan birçok gelişme, görünmez bir devlet mekanizmasıyla değil, merkezileşmiş siyasi iktidarın tercihleriyle açıklanmalı.
Devlet Tartışmasının Tarihsel Arka Planı
BirGün Gazetesi’nde 2 Haziran 2026 tarihinde yayımlanan yazısında Hüseyin Aygün, Türkiye’de özellikle 1990’lı yılların siyasal atmosferinin “devlet” kavramı etrafında şekillendiğini hatırlatıyor.
Aygün, köy boşaltmaları, zorunlu göçler, gözaltında kayıplar, işkence iddiaları ve faili meçhul cinayetlerle anılan dönemde devletin yalnızca resmi kurumlarla değil, aynı zamanda gayriresmî güç odaklarıyla da özdeşleştirildiğini belirtiyor. Yazıda, dönemin siyasi aktörleri ile Susurluk süreci sonrasında ortaya çıkan ilişkiler ağına gönderme yapılarak, “derin devlet”, “kontrgerilla” ve “Susurluk Cumhuriyeti” gibi kavramların bu tarihsel bağlam içinde şekillendiği ifade ediliyor.
Aygün’e göre farklı siyasi gelenekler aynı olguyu farklı kavramlarla tanımlasa da ortak nokta, seçilmiş siyasi iktidarların ötesinde etkili olduğu düşünülen görünmez bir güç odağı fikriydi.
Siyasal İslam Ve Derin Devlet Anlatısı
Yazıda dikkat çekilen önemli başlıklardan biri de siyasal İslamcı hareketlerin uzun yıllar boyunca kullandığı “derin devlet” söylemi.
Aygün, bu yaklaşımın özellikle askerî ve yargısal........
