Bu Savaşlar Bitmez: Uluslararası Sistemin Yapısal Çelişkisi
Dünya siyasetini genellikle olayların kronolojisi üzerinden okuruz:
Bir kriz patlak verir, taraflar mevzilenir, çatışma bir süre sürer ve nihayetinde “barış” gelir.
Ancak bazı savaşlar bu klasik şemaya uymaz.
Başladıkları andan itibaren bitmek üzere değil, sürmek üzere tasarlanmış gibidirler.
Kendi kendini besleyen bir döngüye dönüşür, her “çözüm” girişimi yeni bir gerilimin tohumunu atar.
Bu tür çatışmaları bireysel iradelere, liderlerin kişisel hesaplarına veya tekil siyasi kararlara indirgemek yetersiz kalır.
Ortada daha derinde işleyen bir mekanizma vardır: Yapısal bir sorun.
Savaşın asıl nedeni, tarafların “niyet”inden ziyade, uluslararası sistemi kuran çıkar ilişkileri, güvenlik kaygıları, enerji hatları, boğazlar, bölgesel nüfuz alanları ve vekâlet savaşlarıdır.
Jeopolitik zorunluluklar, bu çatışmaları adeta “ontolojik” bir zorunluluk gibi gösterse de mesele metafizik değil, doğrudan uluslararası düzenin işleyiş biçimidir.
Modern uluslararası ilişkiler sistemi, görünürde denge ve istikrarı hedefler.
Oysa gerçekte sürekli güvensizlik üretir.
Bir tarafın güvenlik arayışı, diğer tarafın tehdit algısını otomatik olarak büyütür.
Bu “güvenlik ikilemi” (security dilemma), klasik realist teorinin temel taşlarından biridir.
Bir devletin savunma kapasitesini artırması,........
