Thucydides Tuzağı
Prof.Dr.İ. Hamit HANCI - Av.Dr.Alp Aslan
Thucydides Tuzağı, yükselen bir gücün mevcut hakim gücü tehdit etmesiyle ortaya çıkan yapısal gerilimin savaşa yol açma eğilimini tanımlayan siyasi bir kavram.
Harvard'dan Graham Allison tarafından popülerleştirilen bu teoriye göre, yükselen gücün meydan okuması ile egemen gücün korkusu, çatışmayı neredeyse kaçınılmaz hale getirebilir.
ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Başkanı Xi (Şi) Jinping, Pekin'de İran savaşı, Tayvan üzerindeki mücadele ve iki güç arasındaki teknolojik mücadelenin gölgesinde gerçekleşen gergin ve anlamlı bir zirvede bir araya geldiler.
Toplantının başında Xi, dünyanın "yeni bir dönüm noktasına geldiğini" söyledi ve iki gücü "Thucydides tuzağını" – yükselen bir güç ile mevcut bir güç arasında bir çatışma korkusunu aşmaya çağırdı. "Yan yana başarılı olup birlikte başarılı olmak için ortak olmalıyız, rakip olmamalıyız," dedi Jinping. Trump ise iki halk arasındaki "harika ilişkiyi" övdü, Jinping ve Çin'e "büyük saygı" duyduğunu söyledi ve Çin başkanını "büyük lider" olarak nitelendirdi. ABD heyetinin karşılıklı ticareti görüşmeyi beklediğini ve Pekin'de bulunmanın bir "ayrıcalık" olduğunu söyledi.
Thucydides Tuzağı’ndan Şi’nin Dört İnisiyatifine, Çin’in Yeni Dünya Dili’ni nasıl okumak lazım
Pekin’de Trump ile Şi Cinping’in aynı masaya oturması, yalnızca iki büyük liderin diplomatik teması olarak okunamaz. Bu görüşme, Çin’in artık sadece “yükselen güç” değil, kendi dünya düzeni sözlüğünü kurmaya çalışan bir aktör olduğunu göstermektedir. Şi’nin Thucydides Tuzağı’na atıf yapması da bu nedenle basit bir barış çağrısı değildir. ABD’ye ve Batı merkezli düzene yöneltilmiş stratejik bir cümledir: “Bizim yükselişimizi savaş sebebi değil, yeni düzenin parçası olarak görün.”
Bu cümleyi Şi’nin dört küresel inisiyatifi üzerinden okumak........
