menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Savaş Kapıda Değil, Şebekede: Türkiye Kritik Alt Yapılarını Korumaya Hazır mı?

23 0
29.03.2026

Prof.Dr.İ.Hamit Hancı – Av.Dr.Alp Aslan

Rusya-Ukrayna savaşı ile İsrail-İran hattındaki çatışmalar, çağımızın en sert gerçeğini ortaya koymuş durumda: Modern savaş artık sınırda değil, şehirlerin elektriğinde, su hatlarında, veri merkezlerinde, havaalanlarında, limanlarında ve haberleşme omurgasında yürütülmekte.

Bir ülkeyi anlaşmaya zorlamak veya çökertmek için artık başkentini işgal etmek gerekmiyor; havalimanlarını, trafosunu, fiber hattını, boru hatlarını, pompa istasyonunu ve enerji terminalini vurmanız yetebiliyor.

Ukrayna bunun en açık örneği olmuş durumda. Rus saldırıları yalnızca askerî hedefleri değil, enerji sisteminin kalbini hedef almakta. Uluslararası Enerji Ajansı’nın değerlendirmesine göre yoğun saldırılar Ukrayna enerji sistemine ağır hasar vermiş durumda. Bu tablo, modern savaşta enerji altyapısının yalnızca ekonomik değil, doğrudan toplumsal dayanıklılık meselesi olduğunu göstermekte. Elektrik gidince yalnızca ışıklar sönmüyor, su kesiliyor, hastaneler zorlanıyor, iletişim aksıyor, kamu düzeni yıpranıyor.

İsrail-İran çatışmalarının verdiği diğer büyük ders: En gelişmiş savunma sistemleri bile sınırsız cephaneye sahip değil.

Reuters’ın aktardığı analizler, İran’ın büyük ölçekli füze ve İHA saldırılarının, savunma sistemlerini “tek tek delmekten” çok “hacim ve eşzamanlılık” yoluyla zorladığını ortaya koymakta. Yani mesele sadece füzenin kalitesi değil, saldırının sayısı, ritmi ve doygunluk üretme kapasitesi. Bu durumlar, Türkiye için çok açık bir uyarıdır: Sadece pahalı savunma sistemleri almak/geliştirmek yetmez, hangi kritik altyapının, hangi senaryoda, ne kadar süre korunabileceği de planlanmalı.

Daha da önemlisi, tüm bölgeye genişleyen İsrail-İran Savaşı, Basra Körfezi’nde çok net bir gerçeği gözler önüne sermiş durumda. Reuters’ın 25 Mart 2026 tarihli haberine göre Körfez ülkeleri, İran’ın enerji ve sivil altyapıya yönelik füze ve drone saldırılarını Birleşmiş Milletler’de “varoluşsal tehdit” olarak nitelelendirdi. Yani artık enerji tesisi, LNG terminali, rafineri,........

© ngazete