Sömürge valisi ile “kanka” olan yalnızca Öcalan değilmiş!
9 Eylül 2026 Salı günü de tarihin sayfaları arasında yerini aldı…
Gelecek nesiller, o gün kimlerin milletin, kimlerin “gücün yanında” yer aldığını satır satır okuyacaklar. Şaşıracak, hayretler içinde kalacak, utanç duyacaklar…
Mesela, o gün CHP’nin başına atanmış kayyumun şu söylediklerine bakalım:
-Türkiye çok önemli bir coğrafyada. Bakın, dünya dengeleri değişiyor derken Çin’e, Amerika’ya, İngiltere’ye, Ortadoğu politikalarına bakın… Türkiye o coğrafyaya gitmek, o coğrafyada yeniden kişiliğini korumak, geliştirmek zorundadır… Küçülerek değil, büyüyerek gitmek zorundadır. Türk cumhuriyetlerinde de Türkiye olmalı, Osmanlı coğrafyasında da Türkiye olmalı…
Peki, nasıl olması gerek sorusuyla ilgili tek sözcük var mı, yok! Köhne bir imparatorluk artığı olarak ortadan kalkmış, şayet Kurtuluş Savaşı, Cumhuriyet’in her türden düşmanlığa karşı kuruluşu gerçekleşmeseydi, ancak bir cemaat, bir köle toplum olacaktı Türk milleti!
Aynı gün, Milli Güvenlik Konferansları Açılış Töreninde konuşan AKP’li Cumhurbaşkanı ne dedi, bir de ona bakalım:
-Osmanlı çınarı, bayrağımızı 7 iklimde gururla dalgalandırmıştır. Osmanlı’nın yerini alan Türkiye Cumhuriyeti bu topraklardaki ilk değil, son devletimizdir. Devlet-i ebet müddet, aziz devletimizin bizatihi kendisidir.
Farklı sözcüklerle anlatılmış olsa da sonuçta iki konuşma neredeyse aynı şeye vurgu yapıyordu;
-Sanki Osmanlı tarihten silinmemiş, Türkiye Cumhuriyeti onun devamıymış, bugün ise yine o topraklarda at koşturmalıymış!
Bunu da AKP’li Cumhurbaşkanı, şu........
