Tüm verileri TÜİK açıklasın, ekonomi düze çıksın
Her enflasyon hesabından sonra pankartını, bayrağını alan memurlar, emekliler TÜİK’in önüne koşuyor. “Sen bu hesabı nasıl yaptın?” diye soruyor. Bugüne kadar onların sesini duyan olmadı, bundan sonra da olmayacak. Bence artık gitmeyin, TÜİK sizi duymaz.
TÜİK, iktidar ne isterse onu verir. Ekonominin büyümesi mi lazım? Hemen “Ne kadar büyümemizi istersiniz?” TÜİK size bulur.
Enflasyon mu lazım? “Yüzde kaç olsun?” Hemen TÜİK ayarlasın…
Zira şapkadan tavşan çıkarma konusunda ondan daha maharetlisi yok. Ekonomi yönetimi de hiç merak etmesin… TÜİK, o yıl sonu enflasyon hedefini de bulur buluşturur, önünüze koyar… Keşke Merkez Bankası’nın, BDDK’nın verilerini de TÜİK açıklasaydı. İşte o zaman bu ülkenin ekonomi diye bir derdi, tasası kalmazdı.
Rezervleri Merkez Bankası açıklıyor, görüyorsunuz neler oluyor. Gazeteler “Doları tutmak için 56.7 milyar dolar yaktı” diye manşet atıyor. Oysa hesabı TÜİK yapsaydı ortaya hiç böyle kontrolsüz rakamlar çıkar mıydı?
Yine bir enflasyon açıkladı, herkesin ağzı açık kaldı.
“Petrol fiyatları kontrolden çıktı” demedi. “Çarşıda pazarda patlıcanın, domatesin, sivri biberin fiyatını görenler şok geçiriyor” diye tereddüt etmedi. “Kapımızın önündeki savaş ekonomiyi ağır darbe vuruyor” diye paniğe kapılmadı.
YEŞİL YAPRAKLI SEBZELER
TÜİK aynı kararlılıkla, aynı vakur duruşla arzu edilen enflasyon neyse onu servis etti. Mart ayında enflasyonu yüzde 1.94 olarak hesapladı. Yani son 5 yılın en düşük mart ayı oranını buldu, masaya koydu. Hatırlamakta fayda var, geçen yıl martta petrol fiyatları zirve yapmamıştı. Savaş da yoktu. TÜİK enflasyonu yüzde 2.46 diye duyurmuştu. Mart 2024’te ise TÜİK’in hesabı yüzde 3.16’ydı.
Hele TÜİK’in “yeşil yapraklı veya saplı sebzeler” tanımını görünce açıkçası hayran kaldım. Ne güzel nitelendirmiş. Sebzeler bundan daha iyi nasıl sınıflandırılabilir? Bir ayda fiyatları yüzde 23.34 artmış. Biraz hayal gücümüzü kullanırsak TÜİK bize “Patlıcan, sivri biber, domates, salatalık yoldan çıktı, gördüm” diyor. “Yeşil baklagil sebzeleri” diye güzel bir kategorisi daha var. Onların fiyatı da yüzde 4.44 artmış. Ama benim hayal gücüm kıt olsa gerek. Gözlerimi yumdum, aklıma bir şey gelmedi. Cahillik işte…
Petrol fiyatlarındaki artışı da görmüş. Mazota yüzde 10.94, benzine yüzde 7.95 zam geldiğini de söylüyor. Ama öyle güzle hesap yapıyor ki, bunlar teferruat oluyor, enflasyon sepetinde yok hükmünde kalıyor.
Her şey yeterince bilimsel değil mi?
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Jeopolitik gelişmelerin ekonomimize etkilerini sınırlamak için gerekli adımları atıyoruz” demiş. Bence “İyi ki TÜİK var” demeliydi.
OCAK VE ŞUBAT TUHAFTI
Mart ayında enflasyonun yüzde 1.94 olmasını anladım, onda bir problem yok. Ama ocak ve şubat aylarında ne olmuştu? TÜİK nasıl öyle bir hesap yapmıştı? İşte onu anlayamadım. O neydi öyle? Ocak ayında enflasyonu yüzde 4.56, şubatta yüzde 3.85 olarak açıklayıp herkesi şok etti. Subliminal bir mesajdı da biz okuyamadık sanırım. Neyse ki mesele halloldu, TÜİK gerçek kimliğine döndü.
Hem doların 44 lira olduğuna inanıyoruz da enflasyonun yüzde 1.94 olduğuna niye inanmayalım?
Bu acı reçeteli yerli ve milli program bir gün başarılı olacaksa onu TÜİK tescilleyecek. O zaman hiç endişe etmeye gerek yok. O hesabını bilir…
Timur Selçuk’un o meşhur şarkısı geldi aklıma; “Ekonomi tıkırında, Oyna vatandaş oyna.”
