Muhalefet etmek, karşı çıkmak değildir
Son günlerde bir çağrım nedeniyle sert eleştirilerin hedefindeyim çünkü…
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un açıkladığı (180 ay vade, aylık 0,69 faiz) kentsel dönüşüm projesine, ANA Muhalefet Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’in destek vermesi gerektiğini söyledim…
Evet, yanlış duymadınız: “destek vermek…”
Ve işte tam burada, Türkiye’nin en temel sorunlarından biri, bir kez daha bütün çıplaklığıyla ortaya çıktı:
Biz projeleri değil, tarafları konuşuyoruz…
Oysa mesele çok basit…
Türkiye’de barınma krizi büyüyor… Ev sahibi olmak, özellikle dar ve orta gelirli vatandaş için neredeyse imkânsız hale gelmiş durumda…
Böyle bir tabloda, uzun vadeli ve görece düşük faizli bir konut modeli ortaya konuyorsa, bu en azından konuşulmayı ve tartışılmayı hak eder…
Peki, ben tam olarak ne dedim?..
“Bu projeye destek verin… ama gözünüzü de üstünden ayırmayın” dedim…
Çünkü gerçek muhalefet, siyasi ve ideolojik refleksle “hayır” demek değildir…
Gerçek muhalefet, akılla, “doğruyu yanlıştan ayırabilmektir…”
Eğer bir proje toplumun lehineyse, sırf “siyasi rakip yaptı” diye karşı çıkmak, muhalefet değil; topluma sırt dönmektir…
Muhalefet bir iktidar projesine destek verirse, aynı zamanda denetler...
İşte bu yüzden çağrım, iktidara değil; topluma sahip çıkma çağrısıydı…
Bugün Türkiye’de siyaset, ne yazık ki bir akıl yarışından çok, bir sadakat testine dönüşmüş durumda…
Kim daha çok bağırırsa, kim daha sert karşı çıkarsa, o daha “iyi muhalif” sayılıyor…
Oysa iyi muhalefet; gerekirse alkışlayabilen, gerekirse uyarabilen, gerekirse de karşı çıkabilendir…
Tek bir refleksle siyaset yapılmaz… Benim söylediğim şey şuydu:
Bu projeyi destekleyin ama… Aynı zamanda şeffaflığın, adaletin ve liyakatin takipçisi olun…
Yani “evet ama…” diyebilin…
Çünkü “evet ama…” diyemeyen bir siyaset, aslında düşünmeyen bir siyasettir…
Ben, o kaybın parçası olmam...
Özgür Bey’e hitaben, “bu projeye destek verin ama gözünüzü de üstünden ayırmayın” deyişimin bazı CHP yöneticisi ve seçmenlerini rahatsız ettiğini biliyorum…
Çünkü uzun zamandır CHP’li aktif siyasetçiler ve büyük bir bölüm seçmen de AKP’liler gibi, düşünerek değil, taraf seçerek konuşuyor...
Oysa ben partili de değilim partizan da değilim, ideolojim ise hiç olmadı…
Benim tarafım toplum... Benim tarafım 86 milyon yurttaşımız…
Eğer bugün, doğru bir adımı (Projeyi) sadece “karşı taraf yaptı” diye reddedersek….
Kaybeden siyasetçiler değil; bu ülkenin insanları olur...
Ve ben, o kaybın parçası olmam…
