Vergiler Ülkesinde Hayatta Kalma Sanatı
Bu hafta yine baş döndürdü.
Başlığı da detaylandıracağız.
Ama önce yaşadıklarımızı hatırlayalım.
Süreç komisyonu ortak raporu tamamlandı.
60 sayfalık rapor, 47 oyla kabul edildi.
“Umut hakkı” ifadesi doğrudan yer almadı ancak Öcalan’ın umut hakkından yararlanabilmesi için AİHM ve AYM kararları işaret edildi.
CHP, köprü ve otoyolların özelleştirilmesine karşı eylem yaptı. İstanbul Valiliği yolları kapattı, polis yürüyüşe izin vermedi.
Gündemdeki tartışmayı alevlendiren ise AK Parti Kayseri Milletvekili Dursun Ataş oldu.
“Bir ihtimal hesabı yapıyoruz” dedi ve detaylandırdı.
“Satış olmayacaktır, işletme hakkı sınırlı süre için devredilecek ve daha düşünme aşamasındayız.” cümlelerini kurdu.
Memlekette resmen her gün ‘adli-hukuki gelişmeler’ yaşanıyor.
Silivri’de bu kez diploma davası (belgede sahtecilik) görüşüldü. Mütalaa beklenirken erteleme çıktı. Bir sonraki duruşma 6 Temmuz’da.
Sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek gözaltına alınan gazeteci Alican Uludağ, “cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçlamasıyla tutuklandı.
Meclis lokantasında istismar davası sanıkları da yeniden tutuklandı. Mahkeme, “kaçma şüphesi yok” diye bırakmıştı; itiraz üzerine karar değişti. Üçü tutuklandı, bir sanık firari. Demek ki neymiş, kaçma şüphesi varmış.
Tüm bunların dışında yaşananlara bakalım.
Liderler peş peşe yüksek tondan açıklama yapıyor.
Emekli, asgari ücretli “açız” diye eylemde.
Başlarını sokacak evleri yok.
İşsizlik maaşı alamayan çok sayıda işsiz var, gençler depresyonda.
Herkes öfkeli, kimsenin hayata karşı hevesi kalmadı, tahammül sıfır; sokaklar Teksas’a döndü.
Ramazan ayındayız; nefisler terbiye olacak ama önce çarşıda pazarda etiketi kabartan ve buna göz yumanların terbiye edilmesi şart.
Ve daha bir sürü şey sıralayabilirim.
Fakat........
