Tarla ve Pazar Arasında 4 Kat Fark Var
Ben sanırım 3 yıl öncesine ışınlandım.
Çok uzakta, geçmişte kalan etiketleri, fiyat kartlarını gördükçe gözlerime inanamadım.
Adres, İzmir Dikili Köy Pazarı.
Salihleraltı’ndaki yazlık sitelerin arasına kurulan pazarda; birkaç kilometre ötede Kabakum’da ekilip biçilen sebze, meyve; köyün mandırasından gelen peynirler var.
Dikili merkez, Bergama, sınır komşusu Ayvalık Altınova’da yetişen zeytin, üretilen zeytinyağı, gerçekten de gezen tavuk yumurtası, kıpkırmızı bal gibi karpuz, şeker gibi kavun da var.
E, Çanakkale de uzak değil. Domatesin bir kısmı da oradan geliyor.
Fiyatlarını birazdan detaylıca okuyacaksınız.
Siz de en az benim kadar şaşıracaksınız.
Bizim İstanbul’da, Ankara’da hatta İzmir merkezde kilosunu 35-50-60 liraya aldığımız domates nasıl olur da 10 liradan satılır?
Siz hiç İstanbul’un herhangi bir semtinde 5 liraya bir demet maydanoz alabildiniz mi?
Şu hayat kadar acı sivri biber var ya hani, kilosunu ortalama 150-200 liraya alıyoruz. Bildiniz değil mi?
Bu kadar mı sandınız?
Üreticide Kavun 10 Lira
Zahmetli olduğu kadar da masraflı.
Evet, sebzede, meyvede, kahvaltılıkta; her şeyde fiyat arttı.
Ve günün sonunda üretici de dertli, tüketici de.
Adı olan, kendi bir türlü ortaya çıkmayan stokçular, aracılar ama en çok da lojistik, paketleme, el değiştirme ve diğer giderleri sıralayan fırsatçılar kazançta.
Ben köy pazarında üreticiden doğrudan alışveriş yapınca nasıl da kazandığımızı gördüm.
Hazırsanız başlıyorum.
Başlığı okudunuz; etiketi de kanıtım.
Meyveden başladım, devam edeyim.
5 kiloluk karpuzu 50 liraya aldım.
İstanbul’da kilosu 25, hatta satıldığı semte göre 35-40 lira.
İster inanın ister inanmayın, aynı karpuzu Zekeriyaköy’de geçen ay 1.200 liraya aldım!
Sosyetik bir manavdı.
Paşa paşa o rakamı ödedim…
Mürdüm eriğini çok severim. Kilosu 50 lira.
Taze salkım üzümün de 1 kilosu 50 liradan satılıyor.
Meyve, pazarın en pahalılarındandı.
Kiraz mevsimi bitmek üzere.
Kilosu 80-100 liradan satışta.
Ama üzerindeki not kalpleri fethediyor.
Zaman zaman “Nerede o eski ikramlar?” diye sorduğumu hatırlarsınız.
Milletin efendisi, çiftçi; “Yemek tatmak helal.” yazmış.
Pazarın yıldızına, en pahalı meyvesinin üzerine bir de eklemiş:
“Patlak, çatlak, çürük yok.”
Hasret kaldık tazesinin, çürük çarık olmayanının bu fiyatına.
1 kilo Domates Nasıl 10 Lira Olabiliyor?
Eken, üreten, biçen, toplayıp pazara getirince gerçekten böyle olabiliyor.
1 kilo domates 10 lira.
Biraz daha uzaktan, Bergama’dan, Menemen’den geleni kalitesine göre 15-20 liraya da satılıyor.
Çanakkale domatesinin kilosu ise 25 lira.
Aynı domatesin kilosu İstanbul’da en az 50-60 lira.
Bu durumda 2 hatta 3 katı desek, yeri ve yanlış da değil.
Ata tohumu ile üretilen domates; tadı tam da çocukluğumuzdaki gibi, kokusu muhteşem, iriliği ise göz kamaştırıcı. Kilosu 30 lira.
Salatalıkla devam edeyim.
Çıtır salatalık 20-30 liradan satışta.
Salata malzemelerinin büyükşehirlerde ne denli yüksek fiyatlı olduğunu biliyorsunuz; pek çok sofradan çekildi o güzelim salatalar.
Kıvırcık 10 lira pazarda.
Siz en son 5 liraya semt pazarından ne aldınız bilmem ama ben bir demet taze maydanoz aldım.
Reyhan nasıl yakışır salatalara…
10 gün kadar önce İstanbul’da bir marketten demetini 50 liraya almıştım; toprağın efendisi 10 lirayaverdi burada.
Tam 5 katına aldığımı da böylece fark etmiş oldum.
Canımızı da cebimizi de yakıyor;........
