menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

'Fenerbahçe'nin evladı' olmanın dayanılmaz hafifliği

51 0
monday

İsmail Kartal, Alanyaspor maçından sonra mikrofonun karşısına geçti ve bize huzurlu bir ev tarif etti. Perdeler ütülü, sofra kurulu, kimse kimseye küs değil. Ortalığı bulandıran tek şey, kapının önünde bekleşen gazetecilermiş.

Oysa temmuzdan beri evin tavanından su damlıyor. Hatırlatalım. Zabrze maçından önce hoca "Asensio hazır değil" dedi. Ertesi gün İspanyol sosyal medyaya tek kelime bıraktı: "Hazırım." Ligin ilk maçına ilk 11’de başlamış, ikinci yarıda kenara çağrılınca yüzü düşmüştü. Sonra da şunu paylaştı: "Her şey kolay olduğunda gelişemezsin, zor olduğunda gelişirsin. Sınandığında, imkânsız gibi hissettirdiğinde. Devam et."

Bu mektubun alıcısı kimdi?

İsmail Kartal’ın sezon başında Asensio için “gönderilebilir” raporu verdiğini Kadıköy iskelesindeki simitçi bile biliyor. Bunu ilk yazanlar da yönetimin kulağına fısıldadığı kalemler.

Yani hocam, meseleyi idare edemediğinizi geçtim; düğümü kendi parmaklarınızla attınız. Şimdi dönüp yel değirmenlerine mızrak doğrultuyorsunuz.

Bir cümle daha: "Hiçbir oyuncuyla problemim yok. Olmamıştır, olursa gereğini yaparım. Bundan önce yaptığım gibi."

Bunu okuyunca önümde eski bir defter açıldı. İlk sayfada Diego Ribas. Ardından Mesut Özil. Sonra Tadic. Kenara iliştirilmiş bir kare de var. Dzeko sahanın ortasında sizi azarlıyor. O görüntüyü örtmek için her köşe başında poz verildi. "Problem yok" cümlesini bu defterin........

© Nefes