menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Flugabwehrkanone: Chomsky'nin flak'ı bugün nasıl çalışıyor?

15 0
20.09.2026

Bir uçaksavarın görevi yalnızca bir uçağı vurmak değildir. Asıl amacı, koruduğu bölgeyi tehlikeli hâle getirmek, uçakların yaklaşmaya bile çekinmesini sağlamaktır. 

Hedefteki uçak, üzerine ateş açıldığını gördüğü anda rotasını değiştirmek, irtifa almak, manevra yapmak ya da görevini yarıda bırakmak seçenekleri arasında kalabilir. Bazen tek bir merminin isabet etmesine bile gerek yoktur. Ateş altında olduğunu bilmesi yeterlidir. 

Medya için “flak” kavramını ilginç kılan taraf da biraz budur... 

16 Eylül’de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, müstehcen içerik bulunduğu değerlendirilen 419 sosyal medya hesabı ile bir bağlantıya erişim engeli getirildiğini açıkladı. Aynı gün İfade Özgürlüğü Derneği’nin EngelliWeb çalışmasında, söz konusu listede gazeteciler İrfan Değirmenci ve Şirin Payzın’ın, soL Haber’in, Kadın Koalisyonu’nun ve Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’nun da bulunduğu hesaplar yer aldı. Derneğin kayıtlarına göre bu engelleme dalgası 12 Eylül’de LGBTİ örgütleri ve aktivistlerin hesaplarıyla başlamış, sonraki günlerde üniversite toplulukları, Evrensel, Uluslararası Af Örgütü Türkiye, Barış Akademisyenleri ve başka kişi ve kuruluşlara doğru genişlemişti. 

Burada birbirine karıştırılmaması gereken iki ayrı mesele var. 

Birincisi, devletin hangi hukuki gerekçeyle hangi hesaba erişim engeli getirdiği. İkincisi ise bütün bu sürecin medya ve kamusal tartışma üzerinde nasıl bir davranış etkisi yarattığı. 

İşte ikinci mesele, bizi 1988’e ve Edward S. Herman ile Noam Chomsky’ye götürüyor. 

Bir uçaksavar gibi çalışan eleştiri 

Herman ve Chomsky, Manufacturing Consent’ta (Rıza’nın imalatı) medyanın hangi haberleri nasıl ürettiğini açıklamak için beş “filtre” ortaya koymuştu. Bunlardan dördüncüsünün ismi “flak”tı. 

Flak, en basit anlatımıyla, bir medya açıklamasına ya da programa yöneltilen olumsuz tepkiydi. Fakat mesele yalnızca bir okurun kızgın telefon açması değildi. Mektuplar, kampanyalar, davalar, siyasi girişimler, tehditler ve başka cezalandırıcı yöntemler de bu başlık altında değerlendiriliyordu. Herman ve Chomsky’ye göre bu tepkiler geniş ölçekte ve güçlü aktörlerin kaynaklarıyla üretildiğinde medya kuruluşları açısından maliyet yaratabiliyor; hukuk, reklam, itibar ve kurumsal savunma üzerinden bir baskı mekanizmasına dönüşebiliyordu. 

Kavramın kendisi ise aslında medya dünyasından doğmamıştı. 

“Flak”, Almanca Flugabwehrkanone kelimesinin kısaltmasıydı: yani uçaksavar topu.  

İkinci Dünya Savaşı sırasında gökyüzündeki uçaklara karşı kullanılan silahlardan türeyen kelime, İngilizcede zamanla “yoğun eleştiri altında kalmak” anlamında mecazi bir kullanıma dönüştü. 

Herman ve Chomsky’nin metaforu bu yüzden oldukça yerinde: 

Flak, medyanın üzerine açılan ateştir. 

Fakat burada önemli olan, medyanın mutlaka yok edilmesi değildir. 

Bazen medya yalnızca yön........

© Muhalif