Davutoğlu ve gazetecilerin etkileşim yarışı
Ahmet Davutoğlu’nun siyaseti bırakmaya ve Gelecek Partisi’ni kapatmaya karar verdiği akşam, gazeteciler arasında da paylaşım yarışı yaşandı. Gazeteciler, “Gelecek Partisi’nin kapanacağı” bilgisini, çalıştıkları medya kuruluşundan önce sosyal medyadaki kişisel hesaplarından paylaştılar.
Saptayabildiğim kadarıyla 29 Temmuz akşamı, ilk paylaşım, Sözcü TV muhabiri Balâ Ateş’ten geldi. Saat 17.48’de “Gelecek Partisi kapanıyor mu?” diye yazdı; Davutoğlu’nun kurucular ve il başkanlarıyla toplantı halinde olduğu bilgisini de ekledi paylaşımına.
Haber, Sözcü gazetesinin X hesabından 17.54’te paylaşıldı. Onun hemen ardından 18.01’de Habertürk’ten Mahir Kılıç, GP’nin kendini feshetme kararı aldığını ve akşam saatlerinde açıklama yapılacağını daha net ifadelerle paylaştı. Sonra haber ve paylaşımlar giderek hızlandı. GP Sözcüsü Ufuk Karcı, saat 18.30’da, Davutoğlu’nun, “ilerleyen saatlerde gerekli açıklamalarda bulunacağını” yazarak, bu haberleri doğrulamış oldu.
Sözcü TV, ancak bu gelişmeden sonra fark edebildi olayı. Saat 18.40’ta Ekrem Açıkel, “Davutoğlu siyasetten çekiliyor mu?” diye verdi haberi. Muhabirleri, Balâ Ateş’in X’teki paylaşımından 52 dakika sonra yani.
Artık durum açıklığa kavuştuğu için Evrensel 18.35’te, Gazete Pano 18.37’de, Halk TV’de 18.40’ta. ANKA 18.36’da kapanma haberini yayımladılar ve sonra da X’te paylaştılar. 18.48’de de İsmail Saymaz’ın “Gelecek Partisi kapanıyor. Ahmet Davutoğlu, bu akşam yapacağı açıklamada, GP’yi feshettiklerini duyuracak” paylaşımı geldi.
X’teki paylaşımlar içerisinde en çok İsmail Saymaz’ın -kendi kurumundan sonra- yaptığı paylaşım etkileşim aldı. Haberi sosyal medyada ilk paylaşan Balâ Ateş, 18 bin görüntüleme alırken, İsmail Saymaz’ın paylaşımı 1 milyondan fazla görüntülendi.
Sadece Davutoğlu ve Gelecek Partisi de değil, siyasi gelişmelerin çoğu önce sosyal medyadan dolaşıma giriyor. Son olarak, Sakarya milletvekili Ümit Dikbayır’ın, CHP’den AKP’ye geçeceği de Sözcü TV’nin haberinden değil, o kanalın sunucularından Serap Belovacıklı’nın X’teki paylaşımından öğrenildi.
Yanlış olan, gazetecilerin aldıkları bilgiyi sosyal medyadan paylaşma yarışına girmeleri. Biliyorum, bu tür paylaşımlar sıradanlaştı, çok da yaygın. Fakat gazeteciler, bilgi ve haberleri öncelikle çalıştıkları medya kuruluşlarına vermeli. Hem medya kuruluşunun önüne geçmemek hem de bilginin editoryal süreçten geçmesi için gerekli bu.
Gazeteciler etkileşim yarışını sürdürdükçe, çalışılan kurumlar, habercilikte gazetecilerden geride kalıyor; habercilik zarar görüyor.
RTÜK’ten yeni suç icadı
Medyada, RTÜK’ün Sözcü TV’ye ilişkin inceleme başlatıldığı açıklamasının üzerinde hiç durulmadı. O açıklamadaki asıl skandal, inceleme değil, incelemenin gerekçesiydi:
“Bir televizyon kanalında, komşumuz Suriye’nin meşru Devlet Başkanı’na yönelik asılsız ithamlar üzerinden, iyi komşuluk ilişkilerine zarar verebilecek, Türkiye Cumhuriyeti’nin dış politika vizyonu, temel ilkeleri ve diplomatik doktriniyle bağdaşmayan ifadeler kullanıldığı tespit edilmiş olup, söz konusu yayına ilişkin olarak inceleme başlatılmıştır.”
Serap Belovacıklı’nın, Sözcü TV’de, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmet El Şara için “Burası El Nusra’cıya kravat taktığınızda, cumhurbaşkanı yaptığınızda bir katili herkesin alkışlayacağı bir milletten oluşmuyor” demesi devlet politikasına aykırıymış! Gerekçe bu.
Bu sözleri eleştirebilir, karşı çıkabilirsiniz, ama RTÜK’ün, suç olarak görüp inceleme başlatmak için yeni bir suç icat ettiğini gösteriyor. Bundan böyle televizyonlarda, “Türkiye........
