menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tutku ve onur

26 0
29.04.2026

Sınıfsal fark, konum, itibar ve aşk.

Aidiyet duygusunun aşk üzerinden temellendirildiği, aradaki yaş farkına rağmen bir yerde işveren-sanatçı.

Sanatçı olanın anlaşılamaması.

Birbirlerine karşılıklı masajlar yaparken,

Bir anda düşman olabilmek hatta partnerini satmak!

Filme başlarken aklıma, 2018 yapımı -Beyaz Karga-filmi geldi. Rudolf Nureyev’n, Sibirya’dan, Paris’e ilticası.

Sanatçıların, önce kendi sanat aşklarını, çeşitli nedenlerle yok sayanların, sistemlerin, sistem kölelerinin dünya gidişatını ne derece etkilediklerini.

Hepsinden önce de sanatı yapan, sanatçının, o ince kırılgan duygu dolu naiflikleri içinde nelere göğüs germek zorunda kaldıklarını anımsadım.

Ve ne yazık ki hâlâ da devam etmekte. Üstelikte o sanatçı kişilikler, hiç yoklarmış gibi.

Film evet, aidiyet. Evet, sanatçının anlaşılamaması ama

Diğer yandan aşkı ön planda tutuyor gibi gözükse de, özünde Meksika’dan, Amerika’ya bir kamyonetin içinden kaçıp gelmek, sadece kişilere atfedilen aşk değildir.

Vatansız birinin vatan, aidiyet arayışı ama hepsinden önce sanat aşkıdır.

İki kişinin bir köprüden müşterek yürüyemeyişi.

DREAMS/HAYALLER ya da bizde gösterilecek ismi ile “İLİŞKİ”

Her ne ilişkisi yaşarsak yaşayalım, insanoğlunun temel dayanağı olmaz ise olmazı “güven”dir.

Eğer biri sizi aldatıyorsa; bu gerçekten sizi sevmediğinin ya da umursamadığının bir göstergesi olduğu gibi ilişkiyi bütünüyle itibarsızlaştıran gerçektir.

Var olana saygı duyulmadığını gösterir.

Bir ürün satın alırken de, ülkeler arası ilişkilerde de “güven” esası,

Senaryo ve yönetmenliğini, Michel Franco’nun yaptığı ve 1 Mayıs 2026 tarihinde BirFilm........

© Muhalif