Edebiyat konuşuyor film izletiyor
1847 ile 2026 arasında mevcut ve aranan Aşk hikâyesi, 14 Şubat Sevgililer Gününe yetiştirildi.
Gişe canavarı. Oyunculukta sınırsız ve cesur Margot Robbie'nin, annelikten sonra ikinci ve önemli bir oyunculuğu.
Gerçi her rolde tıpkı bir oyunculukta olması gereken performansı fazlası ile izleyiciye aktaran başarılı oyuncuya söz yok!
Ama ona eşlik edenlere de!
O ne güzel bir Cast’tır. Dilerim Oscar ödüllerinde yeni başlatılan “En İyi Cast” ödüllerinde örnek teşkil eder.
BOZKIR
Peş peşe İngiliz Edebiyatı Klasikleri arasına giren filmlerin, Hollywood tıkandığında hemen Edebiyat’a sığınma kaçınılmazını, bizde “Yaşar Kemal ile Orhan Kemal” gibi niceleri ile görebilme umudumu pekiştiriyor.
Henüz otuz beş yaşında ve:
3 kez Oscar
4 kez Altın Küre
6 kez de Bafta adaylığı olan, oldukça güzel ve bir o derece “cesur” rollerin aktristi, Margot Robbie, durmadan gösterilen ama verilmeyen haklarına Barbie ile kaldığı yerden devam ediyor.
BARBİE’den EMILY JANE BRONTE’na uzanan HAKSIZLIK SİNEMASI
İlk ve tek romanı bir mahlas ile yazan ve genç yaştaki ölümü ardından kız kardeşinin çabası ile kendi adıyla basılan “Uğultulu Tepeler”in rüzgârı, sisi devam ediyor.
1939 yılından sonra 1992,2009,2011 yıllarında aktarılan film ilkinden sonra en iyisi olarak yorumlanıyor ama en önemli mesele.
Emerald Fennel’in yönetmen olarak Roman’dan uyarlamada filmin bütününe yayan, muhteşem bir cast, çocuk oyuncularla açarak; çocukların dış dünya kadar aile içindeki ebeveyn, kendi büyükleri de olmak üzere “ne derece kirletildiği” ile devam eder.
Kendi bakış açısı ile dile getirmek istediğini çok ustaca-kusursuz-aktaran Yönetmen Emerald Fennel, Barbie’de (2023) ekip olarak uğradıkları haksızlığı “Uğultulu Tepeler”in rüzgârı ile sarsar.
Oyuncu, Senarist, Yönetmen Emerald Fennel-Barbie- Midge rolü sonrası yaşadıkları hayal kırıklıklarını, bu da bizim EMILY JANE BRONTE(1818-1838), okuyuşumuz der!
Barbie’nin anlaşılmamış sınıfsal mücadele ve yansımalarını iyi okuyamayan,........© Muhalif
