İnsan En Çok Kendi Kalbine Yabancılaşıyor
İnsan En Çok Kendi Kalbine Yabancılaşıyor
İnsan bazen öyle bir hayatın içine dalıyor ki, herkesi görüyor da kendisini göremiyor.
Herkesin derdini biliyor, herkes hakkında bir fikri var, herkesin hayatını takip ediyor… Ama kendi kalbinin ne halde olduğunu sormayı unutuyor.
Ne kadar zamandır kendimize uğramıyoruz?
Belki de asıl yorgunluğumuz bundan…
Çünkü insanın bedeni yorulduğunda dinlenmek kolaydır. Biraz uyur, biraz uzaklaşır, nefes alır ve toparlanır.
Ama kalp yorulduğunda ne yapacağız?
Kur’an-ı Kerim, insanın kendi iç dünyasına bakmasını ister:
“Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve herkes yarın için ne hazırladığına baksın.”
“Yarın için ne hazırladın?”
Bu soru yalnızca yaptıklarımızı değil, kim olduğumuzu da sorgulatıyor.
Kalbimizde ne biriktirdik?
Yoksa merhamet, sabır, şükür ve Allah sevgisi mi?
Kalbin de bir aynası vardır
İnsanın yüzüne bakınca bedeninin yorgunluğunu anlayabiliriz.
Ama kalbin yorgunluğu yüzümüzde her zaman görünmez.
Kalabalıklara karışır.
Hatta herkese “İyiyim.” der.
Ama gecenin sessizliğinde kendi içine döndüğünde, içinde tarif edemediği bir boşluk hisseder.
Çünkü kalp, kendisine ait olmayan şeylerle doyurulamaz.
Kur’an bunun ilacını açıkça söylüyor:
“Bilesiniz ki kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.”
Biz ise huzuru başka yerlerde arıyoruz.
Fakat insanın sahip oldukları çoğaldıkça huzuru da aynı oranda çoğalmıyor.
Çünkü kalbin boşluğunu dünya ile doldurmaya çalışıyoruz.
Kendimize yabancılaşıyoruz
Belki de çağımızın en büyük problemlerinden biri bu:
İnsan, kendisine yabancılaşıyor.
Ne istediğini bilmiyor.
Neden yaşadığını unutuyor.
Nereye gittiğini düşünmüyor.
Başkalarının hayatına bakarak kendi........
