Derin Bakış: Lozan İstanbul’un Fethinin Rövanşı mıydı?
Derin Bakış: Lozan İstanbul’un Fethinin Rövanşı mıydı?
1453’te İstanbul’un fethi yalnızca bir şehrin el değiştirmesi değildi. O gün, bir çağ kapanmış, başka bir çağ açılmıştı. Avrupa’nın siyasi hafızasında ise bu hadise hiçbir zaman sıradan bir askerî yenilgi olarak görülmedi. Asırlar boyunca “Şark Meselesi” adı altında yürütülen politikaların temel hedeflerinden biri, Türkleri ve temsil ettikleri İslam medeniyetini Avrupa’nın merkezinden ve tarih sahnesindeki belirleyici konumundan uzaklaştırmaktı.
Bu nedenle bugün şu soruyu sormak gerekir:
Lozan Antlaşması gerçekten yalnızca bir barış antlaşması mıydı, yoksa yüzyıllardır devam eden Şark Meselesi’nin yeni bir safhası mıydı?
Resmî tarih bize Lozan‘ı bir diplomatik zafer olarak anlatıyor. Fakat madalyonun diğer yüzüne bakan araştırmacılar, çok daha farklı bir tablo çiziyor.
Onlara göre Lozan‘dan sonra yaşanan gelişmeler tesadüf değildir.
Hilafetin kaldırılması…
Tekke ve zaviyelerin kapatılması…
Medreselerin tasfiye edilmesi…
Osmanlı hukuk sisteminin terk edilmesi…
Türkçe ezan uygulaması…
Ayasofya‘nın müzeye dönüştürülmesi…
Bu gelişmeler birbirinden bağımsız reformlar mıydı? Yoksa yeni devletin yalnızca kurumlarını değil, hafızasını, kimliğini ve medeniyet tasavvurunu değiştirmeyi amaçlayan büyük bir dönüşümün halkaları mıydı?
İşte asıl tartışılması gereken konu budur.
Bugün kamuoyunda en çok konuşulan iddialardan........
